«Takip konusu senedin teminat senedi olduğu»nu ileri sürmenin «borca itiraz» niteliğinde olduğu—
İhtiyati haciz kararının uygulanması sırasında, borçlunun ihtiyati haciz tutanağında borcu kabul etmiş olmasının, asıl takibe geçtikten sonra, kendisine ödeme emri tebliği üzerine, takip konusu senedi gördükten sonra, «imza inkarı»nda bulunmasına engel teşkil etmeyeceği-
Taraflar arasında düzenlenen «senetlerden birisinin vadesinde ödenmemesi halinde diğer senetlerin de muaccel olacağına» ilişkin sözleşmenin (muaccel-iyet sözleşmesinin) geçerli olduğu—
Taraflar arasındaki sözleşmenin teminatı olarak düzenlendiği anlaşılan senedin, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konu edilemeyeceği—
Kambiyo senedine dayalı takiplerde, senet protesto edilmemiş olsa da, keşideciden vade tarihinden itibaren gecikme faizi istenebileceği—
Alacaklının, borçludan «gecikme faizi» dışında» ayrıca «vade farkı» adı altında gecikme faizi isteyemeyeceği—
İki tarafa borç yükleyen bir sözleşme -ortaklık sözleşmesi, kira sözleşmesi, satış sözleşmesi, «avukatlık ücret sözleşmesi», «protokol» vs.- gereğince düzenlenmiş olan senetlerin «kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile» takibe konu yapılamayacağı, bu senetlere dayalı takiplere borçlunun «borca itiraz»da bulunması («borçlu olmadığını» ileri sürmesi) halinde, borca itiraz»ın kabul edilerek «takibin iptali» gerekeceği—
Takip konusu bonoların ipoteğin teminatı olarak değil de, ipotek bedelinin ödenmesi için düzenlendiğinin anlaşılması halinde «borca itiraz»ın kabul edilemeyeceği—
Çekin, üzerinde «keşide tarihi» olarak yazılı olan tarihten önce ibraz edilmesi halinde de, zamanaşımı süresinin hesaplanmasında değişiklik olmayacağı (yani; yine, üzerindeki keşide tarihine göre ibraz süresinin sona ermesinden itibaren altı ay geçmekle, zamanaşımına uğrayacağı) (Çeklerde zamanaşımı süresinin, fiili ibraz tarihinden değil çekte yazılı keşide tarihinden itibaren hesaplanması gerekeceği)—