Çek bordrosu belgesinde belirtilen çeklerin, bu bordroda öngörülen yetkili yerde takip konusu yapılabileceği—
İİK’nun 4. maddesi gereğince; icra dairelerinin işlemlerine karşı yapılacak itirazları ve şikayetleri inceleme yetkisinin, icra dairesinin bağlı olduğu (bulunduğu yerdeki) icra mahkemesine ait olduğu—
Bononun, bonoda belirtilen «yetkili yerde» (özel yetki) takip konusu yapılabileceği- (Not: 6100 s. HMK.'nun 17. maddesindeki yeni düzenlemeyle tacirler veya kamu tüzel kişileri dışındaki kimselerin kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmalarının kabul edilmemiş olduğu)-
İİK. 72/III uyarınca, verilen tedbir kararına göre, borçlunun, icra veznesine takip konusu borcu yatırması halinde verilen bu tedbir kararı ile zamanaşımının kesilmiş olacağı—
«Müstakilen çek düzenlemeye yetki veren vekaletname»nin, iptal olunmadığı sürece hüküm ifade edeceği (ve borçluyu çek bedelinden sorumlu tutacağı)—
Muhatap veya keşidecinin imzaları dışında poliçenin önyüzüne konan her imzanın «aval şerhi» sayılacağı—
İcra takibi sırasında, takip kesinleştikten sonra borçlunun ölmesi halinde mirasçılara yeniden -takibin şekline göre- «ödeme emri» veya «icra emri» gönderilemeyeceği, sadece «takibin kendilerine karşı devam ettirmek istendiği» hususunun mirasçılara tebliği ile yetinileceği, buna rağmen mirasçılara yeniden ödeme (icra) emri gönderilmesi halinde, mirasçıların miras bırakanın ölümünden önceki, kesinleşmiş işlemlere itiraz edemeyecekleri, «mirasçı olmadıklarını», «mirası reddetmiş olduklarını» bildirebilecekleri ya da İİK. 71 uyarınca «itfa, imhal, zamanaşımını» itirazında bulunabilecekleri-
«Takip talebi»nde ve «ödeme emri»nde, takip konusu yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olmasının Devletin hükümranlık haklarına ve kamu düzenine aykırılık teşkil edeceği, bu nedenle icra mahkemesine her zaman -süresiz şikayet yolu ile- ileri sürülebileceği gibi, icra mahkemesince de doğrudan doğruya gözetileceği–
«Takip talebi»nde ve «ödeme emri»nde, takip konusu yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olmasının Devletin hükümranlık haklarına ve kamu düzenine aykırılık teşkil edeceği, bu nedenle icra mahkemesine her zaman -süresiz şikayet yolu ile- ileri sürülebileceği gibi, icra mahkemesince de doğrudan doğruya gözetileceği—
«Aval veren» konumunda olan kişinin senet bedelinden «keşideci gibi» sorumlu olacağı—