Borçlu limitet şirkete “asıl temsilci” yanında, dışarıdan her konuda şirketi temsile yetkili olmak üzere atınmış olan kişinin “ticari mümessil” sayılacağı ve şirket adına düzenlediği kambiyo senedinden, şirketin sorumlu olacağı-
İİK. nun 71 maddesinde öngörülen zamanaşımı itirazının, takibin kesinleşmesinden sonra oluşacak zamanaşımı durumunda ileri sürülebileceği (takip henüz kesinleşmeden İİK. nun 71. maddesinin uygulama alanı bulamayacağı)-
Takip konusu borcun birden fazla borçlusu bulunması halinde, alacaklının bunlardan birisinin ikametgâhının bulunduğu yerde -tüm borçlular hakkında- icra takibi yapabileceği, ancak bu hükmün (kuralın), yalnız «borçlulardan birinin ikametgâhındaki (onun için genel yetkili olan) icra dairesinde takip yapılması halinde» geçerli olacağı-
Adi ortaklığı idare ve temsil yetkisi bulunan temsilcinin yapacağı işlemlerin, ortakları, üçüncü kişilere karşı eşit olarak sorumlu kılacağı –Adi ortaklığı temsil yetkisi olan temsilcinin imzaladığı çekten doğan borçtan dolayı, diğer ortakların da müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları-
Bonoda tanzim edenin imzasının, metni örter şekilde yani metnin altına atılması gerektiği; bonoda aynı şahıs tarafından birden fazla imza atılmış olması halinde, senedin geçerliliğine etkili bir durumdan söz edilemeyeceği, muhatap veya keşideci imzaları dışında bononun ön yüzüne atılmış her imzanın “aval beyanı” sayılacağı, bononun ön yüzündeki ikinci imzanın “aval” olarak değerlendirileceği; şirket temsilcisinin bononun üzerine atacağı ikinci imzanın, kendisini “avalist” konumuna sokacağı ve –senette, borçlunun isminin yazılması zorunlu unsurlardan olmadığından- ve tıpkı keşideci gibi sorumlu olacağı-
Bononun üst kısmındaki “kıdem, ihbar tazminatı alacağı ve diğer işçi ücreti alacakları karşılığı verildiğine” dair yazının, keşideci tarafından imza/paraf edilmemiş olması halinde, keşideci için bağlayıcı sayılmayacağı-
Birden fazla borçlu bulunması halinde, alacaklının, “bunlardan birinin gerçekten ikametgahının bulunduğu yerde” icra takibinde bulunabileceği; diğer borçluların bu durumda “yetki itirazı”nda bulunamayacakları-
Takip tarihinde yürürlükte olmayan bir para birimi (Alman Markı) üzerinden de icra takibinde bulunulabileceği-