Mahkemece hükme esas alınan, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin raporunda; takibe konu çekteki imzanın kuvvetle muhtemel davalının eli ürünü olmadığının bildirildiği, alacaklı vekilinin rapora itirazlarını içeren 17.06.2016 havale tarihli dilekçesinde ve 22.06.2016 tarihli celsede yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiği görüldüğünden, mahkemece, yeniden bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin 23/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği, sürenin son günü olan 28/02//2016 tarihinin pazar gününe denk geldiği ve borçlunun tatili takip eden ilk mesai günü olan 29/02/2016 tarihinde icra mahkemesine başvurarak borca kısmi itirazda bulunduğu anlaşıldığından, itiraz İİK'nun 168/5. maddesinde öngörülen yasal sürede olup, mahkemece işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu*
Mirasın reddi nedeniyle borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin iddianın, borca itiraz olduğu ve ödeme emrinin tebliği üzerine takibin şekline göre yasal süre içinde ilgili merciye yapılması gerektiği,  ancak bu ilkenin, murisin takipten önce ölmesi ve mirası red süresi geçtikten sonra murisin borçları için mirasçıları aleyhinde takip yapmaları durumunda geçerli olduğu- Murisin ölümünden sonra üç aylık mirası red süresi dolmadan icra takibine mirasçılar aleyhine geçilmesi halinde, takip borçlusu olan mirasçının süresiz şikayet yolu ile  takibin iptalini isteyebileceği-
Ödeme emrinde belirtilen ödeme süresi geçmedikçe, alacaklı tarafça haciz istenemeyeceği gibi, bu koşullar oluşmadan önce konulan hacizlerin geçersiz olacağı- Henüz haciz isteme hakkı doğmadan borçlunun aracına ve diğer malvarlığına yönelik olarak gerçekleştirilen hacizlerin yasal dayanağı olmadığından, mahkemece, takibin kesinleşmesinden önce uygulanan hacizlerin de kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takiplerinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 10 günlük ödeme süresi dolmadan haciz istenemeyeceği- Bu hususun icra müdürlüğünce kendiliğinden gözetilmesi gerektiği ve icra mahkemesinde süreye bağlı olmaksızın şikayet yolu ile ileri sürülebileceği-
Ödeme emrinin tebliğinden sonra, ancak hacizden önce vazgeçme beyanında bulunulması halinde ise, alacaklıdan -492 s. Harçlar Kanunu mad. 23 uyarınca- takip safhasına göre, alınması gereken tahsil harcı oranının yarısı oranında (% 2,27 oranı üzerinden) tahsil harcı alınması gerektiği-
Takibin iptaline yönelik şikayetin 5 günlük sürede yapılması gerektiği-  Borçluya "ödeme emri tebliğ edilemese" bile, alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmemesinin şikayet ve itirazda bulunmasına engel teşkil etmeyeceği-
İmzaya ve borca itirazın ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılmasının zorunlu olduğu, bu sürenin hak düşürücü nitelikte olup; mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği-
Dava dilekçesinin hakim tarafından havale edildiği tarih itibariyle davanın yasal beş günlük süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekeceği-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde borca itirazın (5) günlük süre içinde icra mahkemesine yapılmasının zorunlu olduğu ve bu sürenin hak düşürücü süre niteliğinde olup mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği-