Davalı tarafça hizmet götürüldüğü kanıtlanmış ise; iskan öncesi ve sonrası ayrımı yapılmaksızın hizmetten yararlanan davacının kanal katılım bedelinden sorumlu olacağı-
Mahkemece,iptaline karar verilen icra dosyasındaki takip dava konusu olmayan ve yine taraflara ait bir önceki yıla ait kira bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine ilişkin karar verilmiş ve fakat HMK 26. Maddesine göre hakim tarafların talep ve sonuçları ile bağlı olacağı; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar vermemesi gerekeceği-
Davacı vekili vekaletnamesindeki yetkiye dayanarak davadan feragat ettiğini bildirdiğinden, feragat nedeniyle bir karar verileceği-
Alacaklı tarafından istenen bedelin tamamı değil de bir kısmı mahkeme tarafından kabul edilmişse kabul değil, kısmen kabule karar verileceği-
Takibe konu edilen senetlerin bir kısmının ödenip, kalanının ödenmemesinin MK 2 anlamında hakkın kötüye kullanılmasını teşkil edeceği-
Ek tahakkuk bedeli hesabının, öncelikle, varsa müşterinin aynı döneme ait sağlıklı olarak ölçülmüş geçmiş dönem tüketimleri dikkate alınarak, yoksa, sayaç çalışır duruma getirildikten sonra müşterinin ödeme bildirimine esas ilk iki tüketim dönemine ait tüketimlerinin ortalaması dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği ve buna uygun bilirkişi raporunun hazırlanması gerektiği-
Satım ilişkisinde bononun verilmesi satımın peşin olarak yapıldığına karine olup, malları teslim almadığını iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerekeceği-
Yeni Türk Borçlar Kanununun 74.maddesine göre, hâkimin, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmayacağı; aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da, hukuk hâkimini bağlamayacağı-
Mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması gerekeceği-
Taraflar arasındaki menfi tespit davasında, davaya konu abonelik sözleşmesinden kaynaklanan su tüketiminden, abone ile birlikte fiili kullanıcı da kullandığı miktar ile sorumlu olduğundan, abone olmayan davacının, taşınmazı devraldığı tarihten sonraki tüketimden sorumlu tutulması gerekeceği-