Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi "Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır." hükmüne göre, davacı tarafa, eksik harcı tamamlanması için kesin süre verilmesi ve eksik harcın tamamlanması gerekeceği-
HMK’nun 281.maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri-
Borçlunun üçüncü kişi elinde bulunan mal ve alacaklarının haczi usulünün düzenlendiği İİK'nun 89. maddesindeki usul tamamlanmadan taşınmazın üçüncü kişinin zimmetinde sayılamayacağı ve mallarının haczedilemeyeceği-
Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlemeyeceği ancak her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerektiği-
Hükmü temyiz eden davalı vekilinin temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve vekaletnamesinde feragate yetkisinin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle reddi gerekeceği-
''Dava konusu 3 adet çekteki keşideci imzalarının davacı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı'' gerekçesiyle ''davanın kabulüne'' karar verileceği-
Kira süresi bitmeden ve karşılıklı anlaşma bulunmadan, kiralananı tek taraflı olarak tahliye eden kiracının, aksine bir sözleşme hükmü mevcut olmadığı takdirde, kural olarak kalan sürenin tüm kira paralarından sorumlu ise de; kiracının sorumluluğunun, tahliye tarihi ile, kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilmesi için gereken makul süreyle sınırlı olduğu; aynı koşullarla yeniden kiralama için gereken makul sürenin ne olduğunun, bir raporla saptanması, daha sonra davacı kiracının bu tarihe kadar olan kira parasından sorumlu tutulması gerektiği-
Dava konusu edilen borç, borçlu tarafından yargılama sırasında yasal düzenleme kapsamında ödendiğine göre mahkemece konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı-
Davalının davacıya iade etmek istediği malları hangi tarihte davacıdan aldığına ilişkin delil sunmadığı, taraflar arasında malların geri alınacağına ilişkin bir anlaşmanın ve davalı tarafın haklı bir talebinin bulunmaması sebepleriyle davanın kabul edileceği-
Davacıların senedin teminat amacıyla verildiğine ilişkin yazılı delil sunamadığı, davacıların teklif ettiği yeminin davalı tarafından eda edildiği-