Dava konusu çekin keşidecisi davacı birinci ciranta dava dışı şirket hamili dava dışı banka olan davada, davalı, dava dışı banka tarafından yapılan icra takibine konu alacağı temlik alarak alacaklı durumuna geçmiş olup, keşideci ile temlik eden ve davalı arasında temel ilişki olmadığından imzanın sahte olduğunu bilmeleri düşünülemeyeceği ve icra takibinin kötü niyetli olamayacağı-
İİK.nun 72. maddesinin 4. fıkrasına göre, davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklının takibini alacaklı olmadığını bile, bile kötüniyetli olarak yapması gerekeceği-
Taraflar arasındaki menfi tespit davasında, davaya konu bononun "teminat senedi olduğu"nun kanıtlanması gerekeceği-
HMK'nın 14.maddesi uyarınca dava şartlarından olan görev konusunda HMK'nın 138.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilebileceği; ancak bunun için dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilerek savunma hakkının tanınması gerekeceği- dava dilekçesi tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik kararı verilmesinin HMK'nın 27.maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırı olacağı-
Menfi tespit davasının da tasarrufi işlemlerden olup ortaklar arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğundan ortakların birlikte hareket etmeleri gerekeceği-
Menfi tespite karar verilmesi halinde, borçsuzluğu tespit edilen bonolar için bir ödeme varsa bunun istirdadına karar verilmesi gerekeceği-
Takip konusu borç yönünden, takipten önceki ödeme, daha sonra takipten sonraki ödemeler ve son olarak da dava sırasında yapılan ödeme belirlenerek son ödeme tarihi ile davanın menfi tespit davası olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekeceği-
Davalı tarafından başlatılan icra takibine konu bononun davacı borçluya ‘zorla imzalatıldığı’ ve ‘davacı borçlunun temyiz kudretinin bulunmadı’ belirtilerek açılan menfi tespit davasında, davacı borçlunun iddialarına ters düşen uzman bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek ve ayrıca senedin zorla senet imzalattırılması konusunda delil de bulunmamasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu-
BK’nun 167. maddesi uyarınca factoring sözleşmesine konu edilmiş olan çekin borçlusu olan davacının alacağı temlik eden durumundaki önceki alacaklısına karşı aralarındaki satış ilişkisi sebebiyle ileri sürebileceği defileri temlik alan faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, davacının çekin avans olarak verildiğini usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerekeceği-
Davalı tarafça hizmet götürüldüğü kanıtlanmış ise; iskan öncesi ve sonrası ayrımı yapılmaksızın hizmetten yararlanan davacının kanal katılım bedelinden sorumlu olacağı-
