Keşideci davacı tarafından çekteki lehdar cirosundaki imzanın sahte olduğu iddiası ile açılan menfi tespit davasında, 6762 sayılı TTK' nun 589. maddesi ; ''Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden helal gelmez.'' gereğince, 6762 sayılı TTK' nun 730/3. maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacak olup somut olayda, davacı keşideci, davaya konu çekteki kendi imzasını inkar etmediğinden, mahkemece uyuşmazlığın imzaların bağımsızlığı (istiklali) ilkesi gözetilerek çözümlenmesi gerekeceği-
Davalı yeni malikin kiralananı satın alarak eski malik ile düzenlenen 1.4.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin halefi olduğu, 1.4.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin özel hükümler bölümünün 7. maddesinde; “...kira artışının TÜFE nispetinde olacağı...”nın kararlaştırıldığı, bu artış şartının belli ve muayyen olup tarafları ve sözleşmenin halefi olan davalı yeni maliki bağlayacağı-
Kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine gireceği-
Kiralayanın, kiralanana ait aidat-elektrik ve su paralarını ancak ödedikten sonra kiracıya rücu edebileceği- Asıl alacağa uygulanan faizinTBK.'nun 88 ve 120.maddeleri dikkate alınarak hesaplanması gerektiği-
Davacının, davaya konu kambiyo senedindeki imzayı inkar etmiş olduğu davada, mahkemece hükme esas alınan imza incelemesi raporları, davalının resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı ceza ve icra hukuk mahkemesindeki dava dosyalarından aldırılmış raporlar, ceza mahkemesi kararının temyiz incelemesinde olup, henüz kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, icra mahkemesi kararları da takip hukuku yönünden bağlayıcı olup, maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil etmemekte olduğundan, mahkemece, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı CMK. mad. 231/5 gereğince kesin bir mahkumiyet anlamına gelmediğinden, hukuk hakimini bağlamayacağı-
Davacı kiracı tarafından davalı kiralayan aleyhine açılan menfi tespit istemi-
İcra takibine konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin davada, takip konusu çek, yasal unsurlara sahip olup, sebepten mücerret olan kambiyo senetlerine karşı borçlu bulunmadığının ispat yükümlülüğünün davacıda bulunması gerekeceği-
İİK.'nun 40.maddesi uyarınca icranın iade edilerek kiralananın kiracı davalıya iade edilebileceğinin anlaşıldığı,bu durumda davacının dava hakkı kalmadığı ve sonradan bozularak ortadan kalkan tahliye kararının infazı ile gerçekleşen tahliyenin kesinleşen tahliye ilamının infazı sonucu ya da rızaen gerçekleşen tahliye sonuçlarını oluşturmayacağı-
Açığa senet düzenlenmesi mümkün olup davacı-borçlu dava konusu senet altındaki imzayı inkar etmemiş, imzalanıp boş olarak verilen senedin aradaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu idida etmiş olduğundan, açığa atılan imza üzerine senedin boş bırakılan kısımlarının anlaşmaya aykırı doldurulduğu yolundaki iddianın davacı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerekeceği-