İbrazdan sonra devredilen çekin alacağın temliki hükümlerine tabi olup, alacağın temlikinin yazılı delil ile ispatı gerekeceği, davalı şirketin dava konusu çeklerde herhangi bir sıfatının bulunmadığı-
Davacının henüz dava dışı sigorta şirketine iade etmediği tazminat için davalıya rücu etmesi haksız ise de aleyhine verilen mahkeme kararına istinaden hakkında başlatılan ilamlı icra takibi üzerine davalıdan talepte bulunması kötüniyetli bir davranış olarak nitelendirilemeyeceğinden, davacının haksız olan takibinde kötüniyetli de olduğu kabul edilerek aleyhine tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı-
Bir hukuki işlemin 4077 s. Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olmasının gerekeceği- Konut kredisine ilişkin istirdat davasına bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğu-
Dava konusu senetleri davacı aval veren sıfatı ile imzaladığından,6762 sayılı TTK'nun 614/2. maddesi uyarınca aval veren kimsenin temin ettiği borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa dahi aval verenin taahhüdünün geçerli olup, aval veren durumundaki davacının sorumluluğunun bu çerçevede değerlendirilmesi gerekeceği-
Mahkemece dava konusu çekin dava tarihinde yürürlükte bulunan ''Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkındaki 2006 tarihli yönetmeliği'' 22/2 maddesine uygun şekilde davalıya temlik edilmiş olduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Nakden kaydını taşıyan bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin davada, davalı cevap dilekçesinde, dava konusu bononun miras yoluyla intikal eden gayrimenkul hisse devri karşılığında düzenlendiğini savunmuş ve böylece senedin ihdas nedenini talil ettiğinden mahkemece davada ispat külfetinin davalıda olduğu-
Hüküm ile gerekçenin birbiriyle çelişmemesi gerekeceği-
Taraflar arasındaki menfi tespit davasında, davacı vekili, dava dilekçesinde dava değerini miktar olarak göstererek borçlu olunmadığının tespitini talep etmiş bu miktar üzerinden de harç yatırmasına rağmen, mahkemece yapılan yargılama sonunda fazla miktar üzerinden hüküm kurulmuş olması talep aşımı olup (HUMK 74) HMK’nun 26. maddesindeki talebe bağlılık ilkesine aykırılık teşkil edeceğinden hükmün bozulması gerekeceği-
Davalının haciz tutanağında ihtirazi kayıtla ödeme taahhüdünde bulunduğu, davadan sonra borcu aşan ödemeler olması halinde açılan menfi tespit davasının istirdata dönüşeceği-
