Mahkeme gerekçeli kararında; ödenmesi gereken kira bedelinin ... TL ve faizin ...TL olarak hesaplanmasına ve gerekçeli kararda bu bedeller üzerinden icra masrafları ve vekalet ücreti toplamı kadar davacının borcu olduğu belirtilmesine rağmen, bu hesaplamanın yaptırılmadığından, bu durumda davacının ödemesi gereken kira bedeli faiz ve icra masrafları toplamının, davacı tarafından banka yoluyla ödenen ... TL, haciz işlemi sırasında ödenen... TL ve belirtilen tarihte icra dosyasına ödenen ... TL’nin toplamından çıkarılarak fazla ödenen miktarın tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
HMK'nın 4. maddesine göre, ''Dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar da görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu-
Şirketlerin bilanço ve gelir tablolarında inceleme yapılarak davacı kiracının kâr kaybı olduğu sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığı-Mahkemece dava dışı şirketlerin belirlendiği aynı usulle davacı kiracının da kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden dava tarihine kadar olan kâr değişikliği de belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemece, ödenmesi gereken 5.900,00 TL aidat borcunun, üyelerin aidatlarını tamamlamalarına karar verilen miktar içerisinde değerlendirilip, davacı tarafından yapılan ödemeleri dikkate alan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesinin gerekeceği-
Mahkemece, davanın kabul edilen kısmı üzerinden ödenmesi gereken harç miktarına göre başlangıçta peşin ödenen ve sonradan davalıdan tahsil edilen harç miktarı mahsup edilerek bakiye karar harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekeceği-Dava dosyasında bir kez bilirkişi incelemesi yapılmış olup, ara kararla bilirkişi ücreti takdir edilerek, bilirkişi ücretinin davalı tarafından karşılanmasına karar verildiğinden, bilirkişi ücreti davalı tarafından mahkeme veznesine yatırıldığı, ancak mahkeme kararının 4 nolu bendi ile davacı tarafından yapılan yargılama giderleri arasında bilirkişi ücreti de hesaplanarak, davanın kabul edilen kısmına oranla bilirkişi ücretinden de davalının sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerektiği-
Somut olayda kötüniyetin ispatlanamamış olması karşısında davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceği-
Davalının belli sürelerde kira parasının ödendiğini, jandarmada verdiği ifadesinde kabul ettiğinden, geriye kalan kira bedelinin ödendiği de toplanan taraf delilleri ile ispatlanamadığından, dava dilekçesinde yemin deliline dayanan davacıya yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece, dava değeri ile sınırlı olarak davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, saklı tutulmayan haklarla ilgili ıslah yapılamayacağı da gözetilmeden, ıslah kısmen benimsenerek, davalı aleyhine hüküm kurulmuş ise de, bu hüküm anılan davalı şirketçe temyiz edilmemiş olup, kısmen kabul edilen miktarın kesinleştiği ve davacı yararına bu miktar kadar kazanılmış hakkın oluştuğu, esasen bu miktara dahi hak edilmemiş iken, davacılar vekilinin, kesinleşen bu miktarın üzerinde hak elde etmeyi hedefleyerek, işlemiş faiz, icra harç ve masrafları ile vekalet ücretinin de tahsiline yönelik temyiz itirazlarının bu nedenle reddinin gerekeceği-
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 346. maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu düzenlemesi mevcut olup yeni yasal düzenleme karşısında taraflar arasındaki sözleşmede mevcut olan muacceliyet şartının geçersiz hale geldiği, ancak davalı kiralayan tarafından icra takibi 03/05/2012 tarihinde başlatılmış olup takip tarihi itibarıyla davalı kiralayanın sözleşmedeki muacceliyet şartı nedeniyle sözleşme sonuna kadar olan kira paralarının tahsilini talep etmesinde bir usulsüzlüğün olmadığı- Davacı kiracı kira parasını süresinde ödemeyerek muacceliyet şartının gerçekleşmesine sebebiyet verdiğinden, davalı kiralayan aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği-
6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra dava açıldığından ve uyuşmazlık da kira ilişkisinden kaynaklandığından, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu-