Çekin düzenleme tarihinin tahrif edilmiş olduğu- Düzenleme tarihinden önce, çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazının geçersiz olduğu- Usulüne uygun bir şekilde ibraz bulunmadığından dava konusu çek ile ilgili olarak kambiyo hukukundan kaynaklanan hakların yitirilmiş olduğu bu durumda, son hamil olan davalının, TTK. mad. 732 uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre keşideci davacıya müracaat edebileceği, sebepsiz zenginleşmediğini ispat külfetinin keşideci davacıda olduğu- Keşideci davacı ile birinci ciranta olan davalı şirket arasında temel ilişki bulunduğundan, menfi tespit davasına konusu çekin bu temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, davalı lehdar şirketin temel ilişkiyi tanık dahil her türlü delille ispatlamak suretiyle keşideci davacıdan talepte bulunabileceği-
İş bedeli karşılığı verilen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tesbiti ve ödenen çek bedellerinin istirdadı istemli davada, sözleşmeye konu eser kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğundan davalının ciro yoluyla edindiği çekleri takibe koymasında kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceği-
Dava, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibinden sonra açılan istirdat istemine ilişkin olup, dava konusu alacak senetten kaynaklandığından, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığından, mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği, görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekeceği-
Mahkemece, 8.5.2012 tarihli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı faktoring şirketine 8.5.2012 tarihli fatura ve 15.6.2012 tarihli alacak bildirim formu ile alacağın temliki hükümlerine göre temlik işlemi yapıldıktan sonra davalı faktoring şirketinin alacağını hükümsüz kılmak için davacı ve davalı şirketin 22.6.2012 tarihli satım sözleşmesini düzenledikleri, davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle çek sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti davanın reddine ve tazminata karar verilmesinin isabetli olduğu-
Mahkemece kooperatif anasözleşmesi getirtilmek suretiyle, amaç ve faaliyet konusuna ilişkin hükmü incelenerek, kooperatif ihtiyacının karşılanması için ne şekilde finansman sağlandığı üzerinde durulmasının gerekeceği, keza davacı vekili, davaya konu işlemlerin yapıldığı tarihte davalının yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle davalı ve diğer ilgililer hakkında Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/151 Esas sayılı dava dosyasında yargılamanın devam ettiğini bildirdiğinden bu dava dosyasının da celp edilerek, davanın niteliği itibariyle uyuşmazlık üzerinde etkisi olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesinin gerekeceği-
Haciz tutanaklarının İİK. mad. 105 kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu, davalıların kardeş, dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile gerçek bedeli arasında misli fark bulunduğu görüldüğünden, tasarrufun İİK. mad. 278/3,1-2, 280/1 gereğince, dava konusu taşınmazın halen borçlu ve kardeşi tarafından bedelsiz kullanılması nedeniyle diğer tasarrufun da İİK. mad. 280/1 gereğince iptale tabi bulunduğu, menfi tespit davasının, daha önce açılmış olan tasarrufun iptali davasını etkilemeyeceği-
Takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesinin, HMK'nun 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmayacağı, şikayetin reddine karar verileceği-
TBK 583(BK 484) maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde düzenlenmesi ve kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça gösterilmesi gerekeceği- Sözleşmede kefilin ödeyeceği muayyen bir miktarın gösterilmiş olup olmadığının ve sözleşme içeriğinden böyle muayyen bir miktarın anlaşılmasına olanak bulunup bulunmadığının hakim tarafından re’sen gözetilmesi gerektiği, sözleşme süresi bir yıl olarak belirtilmiş ise de sözleşmenin özel şartları 10 maddede kefilin 5 yıl süre ile tıpkı kiracı gibi sorumlu olduğunun belirtildiği ve taraflarca imza altına alındığı, bu durumda sözleşmede aylık kira ve kefilin sorumlu olduğu süre belirtilmiş olduğundan kefilin bu süre içerisinde ödenmeyen kira bedellerinden sorumlu olacağı-
Menfi tespit davasında hükmedilen kötüniyet tazminatından, aynı takip nedeniyle icra hukuk mahkemesince İİK’nun 170/son maddesi uyarınca hükmedilen % 20 oranındaki icra inkar tazminatının indirilemeyeceği-
Menfi tespit ilamının kesinleşmeden icra edilemeyeceğine dair şikayetin yedi günlük süreye tabi olduğu, şikayetin süreden reddine karar verileceği-
