6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra dava açıldığından ve uyuşmazlık da kira ilişkisinden kaynaklandığından, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu-
Borçlu tarafından İİK. mad. 72/3 koşullarında menfi tespit davası açılması halinde, alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebileceği- Borçlunun, mahkemece tayin edilen teminattan ayrı olarak, icra müdürlüğüne talep anına kadar fer'ileri ile birlikte hesaplanan dosya borcunun tamamını nakit olarak depo etmesi ya da bu miktar muteber ve kesin banka teminat mektubunu sunması halinde, alacaklı tarafından takibe devam edilemeyeceği- Borçlu teminat mektubunu dosyaya sunduktan sonra, aynı gün kalan dosya borcunun tamamını karşılar nitelikte teminat mektubunu da icra dosyasına sunarak hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş ve icra müdürlüğünce bu talep doğrultusunda karar verilmişse de, menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararının icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde olduğu ve takibin durdurulmasına karar verilmediği anlaşıldığından, takibin durdurulmasına karar verilmediği için devam eden takipte bakiye alacak hesaplanarak muhtıra düzenlenmesi mümkün olduğu-
Bozma kararındaki maddi hata davalı kiraya veren için usulü kazanılmış hak oluşturmayacağından, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı kiracının ...TL yönünden açtığı davanın reddine, kalan ... TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekeceği-
Kira tespit kararlarının karar düzeltmeye tabi olmadığı, bu durumda Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin onama kararı ile kararın kesinleştiği gözardı edilerek belirtilen tarihten itibaren faiz hesaplanamayacağı-Davacı kiracı, takibe konu edilen ... TL kira farkı ve faiz toplamı üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istediğine göre mahkemece davacı yararına kabul edilen asıl alacak ve faiz toplamı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Yıllık kira bedelinin tutarı senetle ispat sınırının (HMK. md.200/1) üzerindeyse ve kiraya verenin açık muvafakati yoksa (HMK. md.200/2), bu yön kiracı tarafından ancak yazılı delille ispatlanabileceği-İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4 maddesine göre davanın reddine karar verilmesi, başka bir anlatımla davanın lehine sonuçlanması halinde alacaklı, ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alacağı, bu zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanıp % 20'den az olamayacağı-Tedbir kararı sonucu takip konusu borç miktarı alacaklıya ödenmemiş, davalı alacaklı, yaşanan bu süreç dolayısıyla dosya alacağını tahsil edemediğinden, tedbir istekli açılan bu dava nedeniyle davalı alacaklının zarara uğraması söz konusu olup, istemi doğrultusunda İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4 maddesi gereğince tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
HMK.nun 310. maddesi hükmüne göre, feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden, HMK.nun 311. maddesine göre de feragat kesin hükmün sonuçlarını doğuracağından, davalı vekilinin temyiz talebinden önce davadan feragata değer verilmesi gerekeceği, bu sebeple davacının davasından feragat etmesi hakkında mahalli mahkemece bir hüküm verilmesi için kararın bozulması gerekeceği-
İstirdat ve tazminat davalarında mahkemece,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin davalı idare tarafından yapılan ihale sonucunda düzenlenmiş olması, sözleşmenin kira sözleşmesi niteliğini ortadan kaldırmayacağından, davalı tarafından yapılan icra takibinde alacağın kaynağı olarak ihale bedeli belirtilmiş ise de ihalenin konusu kira sözleşmesi olup takipte istenen ihale bedeli de kira alacağı olduğundan, mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, takibe konulan bonoların tefecilik nedeniyle verildiği iddiasının yazılı delille kanıtlaması gerektiği; ispatlanamayan tefecilik ilişkisine dayalı olarak verildiği iddia olunan ve takibe konu edilen bonoların geçersizliğinin kabul edilemeyeceği-
Sözleşmede kefaletin müteselsil olduğu, kiracı kirada bu mukavele ile oturduğu sürece zamana bağlı olmaksızın devam edeceği belirtilmiş ise de hor kullanma tazminatı sözleşmenin kurulması sırasında belirli ve belirlenebilir bir alacak olmadığı gibi sözleşmede kefilin hor kullanma tazminatı ile sorumlu olduğuna ilişkin bir hükümde de bulunmadığından, bu durumda mahkemece kefilin hor kullanma tazminatından sorumlu olmadığına karar verilmesi gerekeceği-
