Bankanın kefilleri hile yaparak aldattığına ilişkin iddiayı kanıtlayan yeterli delil sunulamadığından kefillerin kredi sözleşmesinden dolayı sorumlu olmadığının kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğu-
Bononun ödeme nedeniyle bedelsiz olduğuna ilişkin şahsi defiyi davacı keşidecinin, senedi kötüniyetle devralan hamil davalıya karşı ileri sürerek, borçtan kurtulabileceği-
Karşı tarafı hataya düşürmeye yöneltilmiş davranış, hile kastı, sözleşmenin kurulması ve nedensellik bağı unsurlarının hepsinin mevcudiyeti halinde "hile"nin varlığının kabul edileceği- Hata, hile ve ikrah iddialarının senede bağlanmasının mümkün olmaması nedeniyle, senetle ispat edilmesinde maddi imkansızlık olduğu ve bu iddiaların tanık dahil her türlü delille ispat edilebileceği- Krediyi kullandıran davacı bankanın, üçüncü kişi tarafından hile ile kefillere sözleşmeyi imzalattığının, bilindiği veya bilinebilecek konumda olduğunun ispat edilemediğinden bahisle davalı- birleşen davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasının reddine, davacı bankanın asıl ve birleşen itirazın iptali davalarının kabulüne karar verilmesinin gerektiği-
6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra dava açıldığından ve uyuşmazlık da kira ilişkisinden kaynaklandığından, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu-
Kira sözleşmesi feshedilip kiralanan tahliye edilmediği sürece kiracının kira ödeme yükümlülüğü devam edeceğinden, ilk ve ikinci yıl kira bedellerinin ödenmesinde bir usulsüzlük bulunmadığından, diğer yıllara ilişkin verilen senetlerde ise kira sözleşmesi halen ayakta olup feshedilmediğinden bonoların bedelsiz kaldığından da söz edilmesi mümkün olmadığından, mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekeceği-
Vekili olmadığı halde,davacı tarafa ücreti vekalet takdir edilmesinin isabetsiz olduğu- Kredi sözleşmesinde bulunan imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından, menfi tespit davasının kabulü gerekeceği, davacının "icra takibine itiraz edilmediği, mal beyanında bulunulduğu ve icra mahkemesinde açılan davanın reddedilmiş olduğu"na yönelik savunmasının kabul edilemeyeceği-
Menfi tespit davasının yerel mahkemece kabulüyle takibin duracağı ve yargıtayca kararın bozulmasının takibin durmasını engellemeyeceği-
Alacaklı taraf, borçlunun menfi tespit davası açtığını ve davanın borçlular tarafından açılan menfi tespit davası ile birleştirildiğini, mahkemece, birleşen davada karar verildiğini, kararın Yargıtay ilamı ile onandığını ileri sürdüğünden, bu davada; davalı alacaklı tarafından istemin reddinin talep edilmiş olması halinde, bu davanın zamanaşımını keseceğinin kabulü gerektiği- Mahkemece, anılan menfi tespit davasına ilişkin dosya celp edilip incelenerek sonucuna göre icranın geri bırakılması istemiyle ilgili karar verilmesi gerektiği-
Tarım Kredi Kooperatifleri'nin krediyle ilgili alacak senetlerinin kooperatifin bulunduğu yerdeki mahalle ve ihtiyar heyeti tarafından onaylanacağı, bu şekilde onaylanan senetlerin 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu'nun 12. maddesi uyarıca İİK'nın 38. maddesinde sayılan ilam niteliğindeki belgelerden olduğu, somut olayda, takibe konulan senetlerden her ikisinde de ihtiyar heyeti tasdikinin bulunmadığı, 1346 numaralı senedin 572,00 TL bedelli olarak tanzim edilip senet metnindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığı, 1231 numaralı senedin 2.000,00 TL bedelli olup davacı eli ürünü olduğu, 24.03.2011 ve 19.02.2014 tarihli adli tıp kurumu tarafından düzenlenen raporlar ile kesin olarak tespit edildiği, senetlerin ise örnek 4-5 formuna göre 12.229,42 TL üzerinden ilamlı icra yolu ile takibe konulduğunun anlaşıldığı, bu durumda, menfi tespit davasının niteliği dikkate alınarak davacının eli ürünü olduğu belirlenen senet yönünden değerlendirme yapılarak oluşacak uygun sonuca göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
Alacaklı tarafından borçlu muris hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra oluşan zamanaşımı nedeniyle borçlunun mirasçıları tarafından TTK.nun 662, 726, 730 ve İİK.nun 71 ve 33-a maddeleri uyarınca icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına karar verilmesinin istendiği, borçlu tarafından alacaklı aleyhine açılan menfi tespit davası zamanaşımını kestiğinden, mahkemece, şikayetin reddine karar verileceği-