Son duruşma oturumunda mahkemece hazır bulunan taraf vekillerinden sözlü yargılama ve hüküm için ayrı bir gün tayinini isteyip istemediklerini sormadan ve aynı oturumda sözlü yargılama ve hüküm aşamasına geçilmesini istediklerine dair imzalı beyanları alınmadan tahkikat aşamasının bitmesi nedeniyle sözlü tahkikat aşamasına geçildiği belirtilerek aynı oturumda hüküm kurulup, tefhim edilmesinin, usule aykırı olduğu gibi HMK’nın 27. maddesinde düzenlenmiş olan hukuki dinlenilme hakkını da ihlal ettiği-
Antalya Tüketici Mahkemesi'nin kararıyla alacaklının da taraf olduğu menfi tespit davasında takibe dayanak senetlerin keşideci borçlu açısından bağlayıcı olmayıp geçersiz olduğuna ve senetlerin iptaline hükmedilmesi sebebiyle mahkemece borçlunun isteminin tümüyle kabulüne ve takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılacağı, bu yetki kuralın kesin yetki olmayıp münhasır yetki kuralı niteliğinde olduğundan, süresinde yetki itirazında bulunulmadıkça mahkemece re'sen gözetilemeyeceği-
Menfi tespit istemiyle açılan davada, davalıların ilama dayalı alacaklarını birinci takiple tahsil etmelerine rağmen ikinci icra takibine konu etmeleri karşısında birinci takipten haberlerinin olmadığını iddia etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu- Tahsil edilen alacağın ikinci kez takibe koyup davacı borçlunun hesabına bloke koyarak mağdur etmeleri karşısında iyi niyetlerinden de bahsetmek mümkün olmadığından, davalılar dava açmaya sebebiyet verdiklerinden yargılama masrafı,vekalet ücreti ve %20 icra inkar tazminatı ile davalıların sorumlu tutulması gerektiği- 
Bononun iptali istenilen davada, mahkemece öncelikle 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28/a ve 32.maddesi uyarınca bono bedeli üzerinden eksik peşin harcın tamamlatılması gerekirken, eksik harç tamamlanmadıkça yargılamaya devam edilemeyeceği- Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olunca, devralmış olan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği-
Ceza davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş olup, bu nitelikteki kararın TBK 74. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte bir karar olmadığı, ceza mahkemesince aldırılan bilirkişi raporlarında ise kesin bir kanaat bildirilmeyip ihtimallere dayanılarak görüş belirtilmiş olması karşısında mahkemece sahtecilik iddiası yönünden konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine yeniden inceleme yaptırılarak, ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli bir rapor aldırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekeceği-
Faturada KDV'nin davalı tarafından ödenmiş olduğu görüldüğünden ve ikinci kez KDV ödemesi talebinin yasal dayanağının kalmadığı-
Dahili davalı olarak davaya dahil edilen banka ile davalı şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı halde usule aykırı olarak davaya dahil edilen banka şubesinin cevap dilekçesindeki yetki ilk itirazı doğrultusunda yetkisizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı-
Menfi tespit davasının, nisbi harca tabi davalardan olduğu, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesine göre karar ve ilam harcının 1/4'ünün peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren 2 ay içinde ödeneceği, aynı Kanun'un 32. maddesine göre yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı, harç alınması kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi gerekeceği, aleyhine dava açılan tarafın harçtan muaf olmasının belirtilen kuralların uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği-
Dava ve takip konusu bonoda malen kaydı bulunmakta olup, davacı senedin borçlusu, davalı lehtarı ve takip alacaklısı, davalı şirket  ise senette ve takipte bir sıfatı olmadığından, mahkemece, davalı şirket vekilinin husumet yönünden itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu- Uyuşmazlık konusu senede istinaden yapıldığı iddia olunan tüm ödemelerin takip konusu senedin tanzim tarihinden öncesine ait olduğu halde mahkemece bu ödemelerin senede yönelik olduğunun kabulünün isabetsiz olduğu-Senet tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 s. TTK. mad. 592 uyarınca, sonradan doldurulmak kaydıyla senet tanzim ve vade tarihi olarak açık senet düzenlenmesinin mümkün olduğu- Davacının senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu HMK. mad. 200 uyarınca usulüne uygun yazılı delille ispat etmesi gerektiği-