Asıl ve birleşen menfi tespit davalarının-
Çekin ticari kayıtlarda yer almamış olmasının, çek hamilinin alacaklı olmadığını göstermeyeceği, çek bir ödeme aracı olup aksi iddianın usulüne uygun yazılı delillerle ispatlanması gerekeceği-
Davacının, bankada bulunan mevduat hesabının banka personeli tarafından haksız yere ele geçirildiği ve bunda bankanın işveren olarak sorumlu olduğunu ileri sürerek, kendisinden talep edilen kredi borcu nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istediği, davacının şikayeti üzerine ................. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ceza davası açıldığının ve yargılamanın halen devam ettiğinin anlaşıldığı, TBK. 74. m. uyarınca ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararının kesinleşmesi sonucunun hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek bir karar verilmesi gerekeceği-
Birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; birleşen davada davacının, dava konusu senedin teminat senedi olduğunu ve bedelinin ödendiğini iddia ettiği, davalının ise dava konusu senedin malen düzenlendiğini, teminat senedi olmadığını savunduğu, gerçekten senedin ihdas nedeni bölümünde "malen" kaydının bulunduğu, hal böyle olunca somut olayda senedin teminat senedi olduğu ve bedelinin ödendiği yönündeki iddiasını davacının yazılı delille kanıtlaması gerekeceği-
Dava konusu senetlerin, davacı elinde kaldığı belirtilen davalıya ait senetlerin iade edilmesi halinde geri alınacağına dair teminat olarak davalıya verildiğinin gerek taraflar arasında akdedilen protokolden ve gerekse davacının çektiği ihtarnameden anlaşıldığı, somut olayda protokolde sözü edilen davalıya iade edilmesi gereken davalıya ait senetlerin iade edilmediğinin dosya içeriğinden anlaşıldığı, bu durumda mahkemece dava konusu çeklerin teminat fonksiyonunun devam ettiği gözetilerek davanın reddi gerekeceği-
Aval verenin şekle ait noksandan başka bir sebeple borçlu olmadığını ileri süremeyeceği- İİK. mad. 72 uyarınca verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından alacaklı yararına tazminat koşullarının oluşmadığı-
Kambiyo senedine dayalı menfi tespit davasının asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Bononun tefecilik neticesinde elde edilmiş olması nedeni ile hükümsüzlüğünün tespiti ve bono nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görüleceği-
Yerel mahkeme gerekçesine dayanak yapılan 20/08/2014 tarihli para makbuzu içeriği, makbuzda dava konusu senet ile ilgili bilgilerin yer alması ve senedin tanzim tarihi ile para makbuzunun düzenlendiği tarihin aynı tarihler olması gibi hususların birlikte değerlendirilmesi ve bu makbuzun diğer ödeme makbuzlarından farklı olması karşısında dava konusu senedin davalıya teslim edildiğini gösterdiği, yerel mahkemenin kabulünde olduğu gibi senet bedelinin ödendiğinin tespiti şeklinde yorumlanamayacağı anlaşıldığından mahkemece senet bedelinin ödendiği başka bir yazılı belge ile kanıtlanmadıkça davanın reddi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Senette , "bedeli teminattır." "bedeli rehindir" gibi bir ibare yer almadığından, senedin rehin cirosu ile değil temlik cirosu ile verildiğinin kabul edilmesi gerektiği-