Sahtecilik def’i mutlak def’ilerden olduğundan, kambiyo senedinde imza inkarında bulunandan sonra gelen herkese karşı ileri sürülebileceği- Bilirkişi incelemesi sonucunda imzanın davacıya ait olmadığı anlaşıldığından menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Ceza davası sonucunda verilecek olan maddi vakıayı saptayan bir kararın hukuk hakimini bağlayacağından, öncelikle bu ceza davasının sonucu beklenilip, sonucuna göre menfi tespit davasında bir karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği kabul edilmesine rağmen kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin doğru görülmediği-
Menfi tespit davasında, davalı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmuş olduğundan, bu durumda ispat yükü davacıda olduğu- Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolundaki karinenin aksini yani davalıdan senet karşılığı alınan borca ilişkin yapıldığını iddia edenin bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu-
Davalının davacıya borç vermiş olduğu dönemde 50 milyar miktarındaki bir paranın borç verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davacının davalıya borçlu olduğu miktarın yalnızca 5.000,00 TL olduğu iddiasıyla kambiyo senedine ilişkin olarak açılan bir menfi tespit davası kapsamında, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu borçlu tarafın senedin aksini aynı ölçüde yazılı bir belge ile ispatlaması gerektiği halde böyle bir ispat vesikası sunmadığı gerekçesiyle verilen yerel mahkeme kararının onandığı-
Davacının, davalı avukatına karşı açtığı menfi tespit davasının tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Tarımsal kredi sebebiyle müşterek ve müteselsilen kefil olan davacının borcu -5661 s. Yasa'nın 6. maddesinde 21.04.2011 tarihinde yapılan değişiklikle- sona ermesine rağmen, bu tarihten sonra davacı aleyhine takip yapan davalı aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulü isabetliyse de, davalı alacaklı banka icra takibinde haksız ise de kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilemeyeceği-
Çekin keşide tarihindeki düzeltme ile ilgili paraf imzalarının keşideci davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı konusunda araştırma ve inceleme ile bu konuda imza incelemesi yaptırılması gerekirken, hazırlık tahkikatı sırasında Cumhuriyet Savcılığınca alınan rapora itibar edilerek eksik inceleme ile karar verilemeyeceği-
Menfi tespit davasında kısa karar ile gerekçeli karar arasında hüküm altına alınan icra takip dosyaları bakımından çelişki yaratıldığından kararın bozulması gerektiği-
Mahkemece taraflar arasındaki protokol uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de dosyaya sunulan protokolde vekalet ücretine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, dava açıldığı tarih itibariyle haklılık durumu gözetilerek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı-
