Asıl davacı H.H. Paz.San.ve Tic.Ltd. Şti tarafından davalı G. Dış Tic.- Şeyhamit Kara aleyhine açılan menfi tespit, birleşen 2011/15 esas sayılı dosya davacı H...Ltd.Şti. tarafından davalı Ş.K. aleyhine açılan menfi tespit davası olup, birleşen ...... esas sayılı davanın ise Ö. Gümrük Müşavirliği Hizm.Ltd. Şti. tarafından davalı H....Ltd.Şti. aleyhine açılan itirazın iptali davası olduğu, birleşen davaların bağımsızlıklarını koruyacakları, HMK 297. maddesine göre kararda her bir dava bağımsız olduğundan tarafların ayrı ayrı gösterilmesi gerekeceği, somut olayda infazda tereddüte yol açacak şekilde ve HMK 297’ye aykırı gerekçeli karar yazıldığı anlaşıldığından hükmün bozulması gerekeceği-
Taraflar arasında görülmekte olan menfi tespit davasına konu bonolar yönünden ‘’bedelsiz senedi kullanma suçundan’’ dolayı davalı H. hakkında ceza davası açıldığı ve ceza yargılamasının devam ettiği anlaşıldığından TBK 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, onun sonucunun beklenip bir karar verilmesi gerektiği-
İştirak halinde mülkiyette mirasçıların terekeye ait bir mal, hak, borç veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için dava açamayacağı, çünkü bir mirasçının iştirak halindeki pay üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin olmadığı; bu durumda mahkemece davacılara, murisin diğer mirascılarının da davaya katılmaları veya terekeye mümessil tayin ettirmeleri konusunda süre verilerek dava şartı oluşturulduktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Davacı tarafça davalıya iade edilen faturanın tek başına alacağın varlığını göstermeyeceği, bu durumda fatura alacağı içeriğinin mevcut olduğunu davalının ispat ile yükümlü olduğu- Bilirkişi raporunda "fatura konusu alacağın teknik yatırım bedeli olduğu" belirtilmiş olduğuna göre, bayiliğe konu taşınmazda keşif yapılarak sözleşme uyarınca taşınmazda yapılan yatırımların fayda sağlayıp sağlamadığı ve halen kullanıma devam edilip edilmediği konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla rapor alınarak sonucuna göre (istirdat birleşen alacak davalarında) bir karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 72/5 uyarınca, dava borçlu lehine hükme bağlandığı takdirde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için davalı alacaklının icra takip tarihi itibarıyla takipte kötüniyetli olması gerektiği-
TTK. mad. 687'de "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun" hükmüne yer verildiği-
Yargılama aşamasında icra dosyasına ödeme yapılarak dosyanın infaz edilmesi halinde, yasa gereği, menfi tespit davasının istirdada dönüşeceği- Asıl davada davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilerek ödenen bedelin istirdaden davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesiyle birlikte, diğer itirazın iptali davasının konusunun kalmadığı- İcra kefilinin de, icra kefili olarak yaptığı ödemeyi İİK. mad. 361 uyarınca geri alabileceği- Talep olmadıkça, HMK.'nın 26. maddesine aykırı olarak, faiz yürütülemeyeceği-
Davalılardan .....'nın iflas ettiği ve henüz 2. alacaklılar toplantısının yapılarak iflas masasının oluşturulmadığı anlaşıldığından mahkemece İİK. mad. 194 uyarınca işlem yapılmak üzere kararın bozulması gerektiği-
Bono iptali davası- Tescilli araçların satış ve devirlerinin noterde yapılması gerektiği, noter dışında yapılan motorlu araç satış ve devirlerinin geçersiz olacağı ve geçersiz satışlarda herkesin aldığını iade etmesi gerektiği-
6102 sayılı TTK. mad. 702/f.II uyarınca avalistin şekle ait noksandan başka bir sebebe dayalı sorumluluktan kurtulamayacağına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği- İİK. mad. 72/f.IV,c.2-4 uyarınca menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı için bir tazminata mahkum edeceği, menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemenin, borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı almış ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış (infaz edilmiş) olması gerektiği-
