Tahliye emrinin iptali talebi İİK'nun 16. maddesi kapsamında "şikayet" niteliğinde olup, bu davalarda hasmın yanlış gösterilmesi halinde şikayet reddedilmeyip doğru hasma şikayet dilekçesi tebliğ edilmek suretiyle yargılamaya devam edilmesi gerekeceği-
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu 4632 Sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu'nun 17. maddesine dayalı haczedilmezlik şikayeti olup, borçluların haczedilmezlik şikayetinde bulunmada hukuki yararı olduğunun kabulü gerekeceği-
Adi ortaklığın malları üzerine haciz konulması halinde bu hususun, ortaklardan her biri tarafından şikayet konusu yapılabileceği-
Borçlunun, takip konusu belgelerin fotokopi olduğu, asılları olmadan icra takibi yapılamayacağına ilişkin başvurusunun şikayet niteliğinde olacağı-
Borçlunun şikayet konusu yaptığı takip dosyaları arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunmadığından, mahkemece, her bir takip dosyasına ilişkin talep tefrik edilerek ayrı ayrı sonuca gidilmesi gerekirken, infazı ve denetimi mümkün olmayacak şekilde tüm takip dosyaları için birlikte hüküm tesisin isabetsiz olduğu-
İhale alıcısının ihale konusu araç ile ilgili KDV oranının %1 olarak hesaplanması gerektiğine yönelik şikayetinin keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak incelenmesi gerektiği-
Alacaklının icra müdürlüğü işleminin iptaline yönelik istemi reddedildiğine ve üçüncü kişi de yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğine göre, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2014 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca üçüncü kişi lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Mahkemece kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm tesis edilemeyeceği-
İcra mahkemesine arz edilen hususlarda basit yargılama usulü uygulanması gerekeceği-
Alacaklı banka tarafından 2 adet bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığı, borçlunun ise icra mahkemesine başvurarak, bonodaki borca ve imzaya itirazlarını öne sürdüğü, yapılan bu başvuru, Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmadığından HMK.' nun davaya dair kurallarının mutlak anlamda uygulanmayacağı, bu itibarla, borçlunun imzaya itiraz dilekçesinde alacaklı asilin adresinin gösterilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin aşırı şekilcilik olup, hak kaybına neden olacağı-
