Borçlunun senedin teminat amaçlı verildiğine, ibraname uyarınca borçlu olmadığına, senette tahrifat yapıldığına ve senedin zamanaşımına uğradığına dair itirazları borca itiraz niteliğinde olduğu, mahkemece İİK'nun 169/a-1 maddesi uyarınca duruşma açılması ve inceleme yapılması gerektiği-
Borç kısmen veya tamamen kabul edilirse, borca dayanak senedin kambiyo vasfını taşımadığı gerekçesiyle takibin iptal edilemeyeceği-
İcra takibinin dayanağı 04.08.2007 tarihli kat malikleri kurulunca alınan karara dayalı olarak yapılması gereken ödemeye ilişkin olup, bu durumda alacaklının, 634 Sayılı Yasa'nın 35. maddesine göre apartman yönetimi hakkında takip yapabileceği-
Borçlunun tahrifat iddiası yönünden raporlar arasında çelişkinin oluştuğu, her iki rapor da adli makamlarca istem üzerine alındığından raporlardan birinin diğerine üstünlüğünün kabul edilemeyeceği, o halde, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
Sunulan ödeme belgesinin takip konusu senetten doğan borca ilişkin olarak verildiğinin kabul edilebilmesi için, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılmasının zorunlu olduğu-
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda takip dayanağı borca karşılık 5.000 TL ödediğini ileri sürerek bu miktar yönünden takibin iptalini istemesinin İİK.nun 169/a maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olduğu-
Borçlunun senet altındaki imzayı kabul etmekle artık ödemeye ilişkin iddiasını İİK'nun 169/a maddesi kapsamında yazılı delille kanıtlamasının gerekeceği-
Geçici olarak duran takipte borçlu tarafın borca itirazı reddedildiğine göre takip tarihi itibariyle uygulanması gereken İİK'nun 169/a-6.maddesi uyarınca alacaklının talebi doğrultusunda borçlu aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde %20 tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Borçlunun borcu olmadığı yönündeki itirazlarını beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesinin gerekeceği, itiraz süresi ödeme emri tebliği ile başlayıp borçlunun daha önce takibi öğrenmesinin süreyi başlatmayacağı-
Borçlunun ödeme iddiasına dayanak yaptığı 08.06.2012 tarihli belgede takibe konu senede açıkça atıf yapılmadığından İİK.nun 169/a-1. maddesi kapsamında bir belge olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, öte yandan sunulan banka evraklarında da alacaklının imzası bulunmadığı gibi nitelikleri itibariyle anılan madde kapsamına girdiğinin söylenemeyeceği-
