Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlanılan icra takibinde borçluların, takibe konu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığı, genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu ileri sürdüğü davada, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması, genel kredi sözleşmesinin aslının ya da tamamının onaylı örneğinin celbedilerek gerekli araştırma yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
TMSF'na devrinden önce henüz zamanaşımına uğramamış olan alacakların zamanaşımı süresinin 20 yıla uzayacağı-
Borçlunun kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte, borca itirazlarının duruşma açılarak ve taraf teşkili sağlanarak değerlendirilmesi gerekeceği, dosya üzerinde itirazlar hakkında hüküm verilemeyeceği-
Alacaklının takip talebinde bulunduğu 08.09.2011 tarihinden borçluya yeniden ödeme emri gönderilmesine ilişkin 12.02.2013 tarihli talebine kadar takip dosyasında herhangi bir işlem yapılmadığından, bu haliyle takibe konu çeklere ilişkin 6 aylık zamanaşımı süresinin dolmuş olacağı-
Borca itirazın duruşmalı incelenmesi gerekeceği, taraf teşkili sağlanmadan karar verilemeyeceği-
İİK.nun 169/a-1.maddesi ve aynı Kanunun 18/3.maddesi gereğince icra mahkemesi hakiminin yetki itirazının incelenmesinde taraflar gelmese de gereken kararı vereceği, icra mahkemesi duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırıp,gelmeseler bile gereken kararı vereceği, borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazı ile takibe konu senedin kambiyo vasfına yönelik şikayeti yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemeyeceği-
Bonolar üzerindeki imza, yazı ve ibarelerin kendisine ait olmadığını belirterek takibin iptaline karar verilmesini isteyen borçlunun iddiası borca ve imzaya itiraz niteliğinde olup, icra mahkemesince İİK. mad. 169/a, 170 ve 170/a kapsamında borçlunun itirazının esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, sahtelik iddiasına dayalı olarak genel mahkemelerden bir karar alınıncaya kadar takibe devam edilemeyeceğinden bahisle HMK. mad. 209 uyarınca icra takibinin durdurulmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Alacaklı tarafından borçlu aleyhinde bir adet bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı muteriz borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, takibe dayanak bono bedelinin .... TL'lik kısmının takip tarihinden önce alacaklıya ödendiğini, buna rağmen bono bedelinin tümü üzerinden takip başlatıldığını ileri sürerek borca kısmen itiraz ettiği ve takibin durdurulması talebinde bulunduğu, alacaklı tarafça borcun kısmen ödendiği kabul edildiğinden, İİK.nun 169/a-5. maddesi gereğince ödenen miktar bakımından takibin durdurulması ve kalan kısım yönünden takibin devamına karar verilmesi gerekeceği-
Somut olayda, mahkemece alacaklı aleyhine takibe konu alacak üzerinden gerekçesi gösterilmeksizin %20'nin üzerinde %40 oranında tazminata hükmolunması yasaya uygun olmadığı gibi takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken takibin iptaline hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu-
Mahkemece, itiraz edilen asıl alacak üzerinden alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı-