Yeni kurulan Tekirdağ Kapaklı ilçesi 18/09/2013 tarihli HSYK kararı ile yargı alanı yönünden Çerkezköy’e bağlandığından, çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte yetkili icra dairesinin Çerkezköy İcra Dairesi olduğu-
Borca itirazın dosya üzerinden incelenemeyeceği-
Borçluların takibin kesinleşmesinden sonraki aşamada teminat amacı ile boş imzalayıp alacaklıya verdikleri senedi alacaklının antlaşmaya aykırı olarak doldurup takibe koyduğunu, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmaları üzerine sulh ceza mahkemesince alacağı temlik eden A. K.. hakkında bedelsiz senedi kullanmak suçundan dava açıldığını ileri sürerek icra müdürlüğünden takibin durdurulmasını talep ettikleri talebin kabulüne ilişkin kararın alacaklı tarafından şikayet konusu yapılmış olup şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
Borçlu itirazını protokol, sözleşme vb. belgeler ile ispatlayamadığından borca itirazın ispatı amacıyla borçlunun defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının doğru olmadığı, borca itirazın reddine karar verileceği-
Borca itirazın duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği-
Mahkemece takip geçici olarak durdurulduğundan İİK'nun 169/a-4 maddesinin son cümlesi uyarınca asıl alacağın %20 si oranında hesaplanan tazminatın borçludan alınıp alacaklıya verilmesine karar verilmişse de mahkeme tarafından belirtilen fıkrada tazminat öngörülmediği gibi borçlunun borcun 35.000 TL'yi aşan kısmına itiraz ettiği ve bu kısma ilişkin itirazının kabul edildiği anlaşıldığından borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Takip alacaklısının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi senet metninde de tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı anlaşıldığından ve borçlular tarafından takip dayanağı senetteki imzaya itiraz edilmediğinden ve borcun ödendiği de ispat edilmediğinden, borçluların “senedin tüketici senedi olarak verilmesi nedeni ile Tüketici Kanunu'nun (TKHK’nun) 6/A maddesi gereğince nama yazılı düzenlenmesi gerektiği iddiasını” takip alacaklısına karşı ileri süremeyeceği gibi, keşidecinin bu durumu sonradan iyiniyetli hamile karşı da ileri sürmesinin mümkün olmadığı-
Borçluya henüz ödeme emri tebliğ edilmediğine ve dolayısıyla takip kesinleşmediğine göre adı geçen borçlunun başvurusu takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazı olup incelemenin İİK'nun 169a/4-5. maddesi kapsamında yapılması gerekeceği-
Ödeme emri tebligatının yapıldığı adreste oturmadığını ileri süren borçlunun bu şikayetinin duruşma açılarak incelenmesi gerekeceği-
Takibin dayanaklarından çekte, borçlunun isim ve imzası bulunmadığı halde, alacaklının belirtilen çek yönünden borçlu hakkında takip yaptığı ve çeki takibe koymada en azından ağır kusurlu olduğu gözetilerek mahkemece, bu çek yönünden İİK'nun 169a/6. maddesi gereğince borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekeceği-
