Eldeki tasarrufun iptali davası, dava konusu tasarrufun yapıldığı tarihten 5 yıllık süreden sonra açıldığından, mahkemece davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekeceği- Dava ön koşul yokluğundan reddedildiğine göre, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesine göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davasının bedele dönüşmesi halinde, üçüncü kişinin sorumlu olduğu miktarın, takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeri olduğu- Hem üçüncü kişi, hem de dördüncü kişi yönünden bedele dönüşen davada da, davalıların sorumlu olacakları miktarın elden çıkardıkları tarihteki değerleri kadar olacağı- Dördüncü kişinin malı devrettiği tarihteki gerçek bedeli, üçüncü kişinin malı devrettiği tarihteki gerçek bedelinden daha yüksek ise, üçüncü kişi yönünden tazminata hükmedilen bedelden her iki davalının müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağı, aradaki farktan sadece dördüncü kişinin sorumlu olacağı-
Mahkemece, İİK’nun 283. maddesi hükmü gereğince muvazaalı işlemin davacının takip dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiş ise de; belirlenen bu yanılgının giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği-
Dördüncü kişi konumundaki davalılar yönünden ivazlar arasındaki fahiş farkın yeterli olmayıp kötü niyetinin ispatlanması gerektiği-
Davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle dava dilekçesinin borçluya tebliğ edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekirken bu durum gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı- Mahkemece dava konusu gayrımenkulün davalılar arasındaki satış işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya takip dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken kararda dava konusu gayrımenkullerin tapu kaydının iptaline, davalı 3. kişi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi doğru değil re'sen bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesinin yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte olmadığı-
Üçüncü kişinin mal veya hakkı dava sırasında elinden çıkarması veya elinden çıkardığının dava sırasında öğrenilmesi halinde davanın ıslahına gerek olmadan davacı alacaklının davaya bedel davası olarak devam edilmesini isteyebileceği veya devralan 4. kişiyi davaya dahil ederek davaya devam edebileceği-
Dava konusu tasarruf ve muameleden faydalanan üçüncü şahıs şayet elde ettiğini elden çıkarmışsa elden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve o tarihteki kamu borcu miktarı ile sınırlı olarak bedelden sorumlu tutulması gerekeceğinin düzenlenmiş olmasına, dava konusu gayrimenkulün davalının elinden çıktığının anlaşılmasına ve davacı vekilinin talebinin de tazminata döndürüldüğünün anlaşılmış olmasına göre kötüniyetli davalı 3. kişinin tazminat ile sorumlu tutulması gerekeceği-
Dava konusu aracın 3. kişi davalının elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri olan ..........TL'nin tazminat olarak tasarrufun yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden vergi asılları ve bunların işleyecek faiz ve eklentileri ile sınırlı olarak davalı 3. kişiden tahsiline karar verilmesi gerekeceği- 6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirleneceği-
Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, borçlu ve taşınmazı en son satın alan şahıs taraf olarak gösterilmesine rağmen, ancak borçlu ile işlemde bulunan diğer iki kişi davaya dahil edilmeksizin davanın esasına girilerek kabulüne karar verildiği, bu durumda mahkemece, davacıya borçlu ile işlemde bulunan kişileri davaya dahil etmesi için süre verilmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği- Mahkemece, uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalı borçlunun tasarruf tarihine kadar olan ve kesinleşen vergi borçlarının fer'ileriyle birlikte belirlenerek bu miktar üzerinden davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya bu miktar üzerinden taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere tasarruf tarihine kadar doğan vergi borcu tespit edilmeden ve davacıya haciz ve satış yetkisi verilmeden yalnızca tasarrufun iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı- Tasarruf konusu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi raporuyla tespit edilmesi ve yukarıda belirtilen şekilde tasarruf tarihine kadar kesinleşen vergi borcunun ne kadar olduğunun belirlenmesi ve buna göre az olan değer üzerinden harca hükmedilmesi gerekirken dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden harcın belirlenmesinin doğru olmadığı- 6183 sayılı Yasa'nın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirleneceği-
Taraflar dava konusu taşınmazı borçlunun borcuna karşı devredildiğini kabul ettiklerine göre davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişi olduğunun anlaşıldığı- Davalı 4. kişinin kişinin, dava konusu gayrimenkulün satış bedelini ödediğine dair dosyaya belge sunamaması, tapuda gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında misli aşan fark olduğunun anlaşılması ve davalı 3. kişi ile aynı memleketli olmaları, davalı 3. kişinin davalı borçludan alacağının bulunması gerekçesi ile davalı 4. kişinin de davalı borçlunun durumunu bilebilecek durumda olduğu gerekçesi ile davalı 4. kişi yönünden de davanın kabulüne karar verilmişse de dosya içerisinde yer alan bilgi belge ve beyanlara göre davalı 4. kişinin davalı borçlunun durumunu İİK 280/1 hükmü gereğince bilen ve bilmesi gereken kişi olduğunun davacı tarafından ispat edilememesine göre davalı 4. kişi yönünden davanın reddine davalı 3. kişi yönünden de dava konusu gayrimenkulün davalı 4. kişiye devredildiği tarihteki gerçek değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekeceği-