6183 sayılı Yasa'nın 24 vd. maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin davalarda, mahkemece konusunda uzman bilirkişiden, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş idari para cezası borcununun tespiti yapılarak, tasarruf tarihi itibari ile doğmuş olan idari para cezası aslı ve fer'ileri üzerinden iptal kararı verilmesi gerekeceği- 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı Yasa'nın 35. maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdir edilmesinin isabetli olmadığı-
Edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğu- Üçüncü kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiği yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamaması ve edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde üçüncü kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği, mahkemece davalı üçüncü kişiye yapılan tasarruf yönünden; misli aşan bedel farkının bulunmasına göre davanın kabulüne, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı dördüncü kişi ile davalı borçlu arasında iş, arkadaşlık, tanıdıklık gibi herhangi bir ilişkinin, kötü niyetinin olduğunun, davacı tarafından ispatlanamamasına göre, davalı dördüncü kişi yönünden davanın reddine, İİK m. 283/1. maddesi gereğince de; dava konusu gayrimenkulün davalı üçüncü kişi tarafından davalı dördüncü kişiye devredildiği tarihteki gerçek değerinin icra dosyadaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davalı üçüncü kişiden tahsiline karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptali davalarında dava değerini, takip konusu alacak ile dava konusu tasarrufun değerinden hangisi az ise o değerin oluşturacağı- Takip konusu alacağın toplam 88.357,37 TL olduğu, davanın aynı bedel üzerinden ıslah edildiği, iptali istenen tasarrufa ilişkin olarak; ruhsatın birinci satış tarihi rayiç değerinin, ikinci satış tarihi rayiç değerinin, ruhsatın birleşme tarihindeki rayiç değerinin daha yüksek olarak belirlendiği, direnme karar tarihinde geçerli HMK m. 362/1-a'da öngörülen kesinlik sınırının ise 107.090,00 TL olduğu uyuşmazlıkta, davanın dayanağı olan alacak miktarı gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararına karşı miktar itibariyle temyiz yoluna başvurulamayacağı-
Tasarruf iptal kararına dayalı olarak şikayetçi üçüncü kişiye icra emrinin tebliği üzerine, şikayetçinin 7 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine verdiği dilekçede "icra emri tanzim tarihinden iki gün önceki dosya hesabı borcunun ... TL olduğu, bu borç miktarı yerine ilamda hükmedilen ... TL'nin icra emrine yazıldığı, bu miktarın dosya borcundan fazla olamayacağı bu nedenle icra emrinin iptaline karar verilmesini" talep etmesi-
Davalılardan ............Pazarlama Tic. Ltd. Şti'nin dava dışı ........... Tic. Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin ve aralarında bayilik sözleşmesinin bulunduğu, diğer davalı ....'ın tasarruf tarihlerinde ihbar olunan dava dışı şirkette çalıştığı ve dava dışı şirketin talimatı ile dava konusu .................. bağımsız bölüm sayılı taşınmazı tapuda devraldığı, bu hususun diğer davalının da kabulünde olduğu, taşınmazı çalıştığı şirket adına vekaleten değil kendi adına tapuda devraldığı, 2 yıldan uzun süre boyunca taşınmazın diğer davalının üzerinde kaldığı, alacağa mahsuben yapılan satışların, İİK'nın 279/2. maddesi kapsamında iptale tabi bulunduğu- Bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı, davalı .... ile davalılar ..... ve ...... arasında arkadaşlık, iş ortaklığı, akrabalık gibi yakın bir ilişkinin bulunmadığı, tanık beyanlarına göre davalıların satış bedeli konusunda pazarlık yaptıkları, taşınmazın devrinden sonra taşınmazı davalı ..........'nun kullanmaya başladığı, doğalgaz aboneliğinin de davalı ............. üzerinde olduğu anlaşılmış, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde temlikin alacaklılara zarar vermek kastıyla yapıldığından bahsedilemeyeceği- Kolluk araştırma tutanağına göre davalı ........... ile davalı ................... Pazarlama Tic. Ltd. Şti'nin aynı iş kolunda faaliyette bulundukları, aralarında ticari alım satım işlemlerinin yapıldığı, tasarruf tarihinden önce davalı ...... ile davalı borçlu şirket arasında para alışverişi bulunduğu, davalı .....'in davalı ............Pazarlama Tic Ltd Şti'nin bulunduğu dükkana gidip geldiği, şirket temsilcisi ile de tanışıklıklarının bulunduğu, satış işlemlerinin tapuda şirket temsilcisi tarafından yapıldığı dolayısıyla birbirlerinin alacak borç ilişkilerini bilecek durumda tanışıklık ve ticari ilişkilerinin olduğu- Bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı olamayacağı, davalı .... ile diğer davalı ........... arasında arkadaşlık, iş ortaklığı, akrabalık gibi yakın bir ilişkinin bulunmadığı, taşınmazın devrinden sonra zorunlu deprem sigortasının davalı ....... tarafından yaptırıldığı ve su, elektrik faturalarının davalı ........ tarafından ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekeceği- Davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı-borçlu .............. Pazarlama Tic. Ltd. Şti. tarafından 14.02.2019 tarihinde davalı ..............'ya satışı ile ilgili tasarrufun İİK'nın 280/1. maddesi uyarınca iptali ile, taşınmazın, davalı ................ tarafından da satıldığı ve bedele dönüştüğü dikkate alınarak, İİK'nın 283/2. maddesi uyarınca; davalı ................ tarafından satıldığı tarih olan 23.09.2021 tarihindeki rayiç değeri olarak belirlenen 425.758,53 TL tazminatın, ............ İcra Müdürlüğünün ............. E sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ..............'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekeceği- Taşınmazın, davalı .............. tarafından da satıldığı ve bedele dönüştüğü dikkate alınarak, İİK'nın 283/2. maddesi uyarınca; davalı ............. tarafından satıldığı tarih olan 22.01.2020 tarihindeki rayiç değeri olarak belirlenen 600.000,00 TL tazminatın, ............... İcra Müdürlüğünün ................ E sayılı icra dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ..............'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Tasarrufun iptali davalarında davalı borçlu ve üçüncü kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan aleyhe yargılama giderine hükmedileceği hallerde, bu giderlerden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekeceği- İİK 279/1 hükmüne göre haciz işleminin 29.08.2019 tarihli olması, dava konusu tasarrufun İİK 279 da bahsi geçen 1 yıllık süre dolmadan 17.04.2019 tarihli olması ve davalıların dava konusu rehin taahhüdünü bu bir yıllık süreden önce gerçekleştirdiklerini de ispat edememiş olmaları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasının kabulüne, .................... Noterliğinin 17.04.2019 tarih ve ................ yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınır Rehin Sözleşmesi uyarınca davalılar arasında tesis edilen Taşınır Rehin işleminin ............. İcra Müdürlüğü'nün .................. sayılı icra takibindeki alacak ve fer'ilerini geçmemek üzere tasarrufun iptali ile ................... İcra Müdürlüğü'nün ................. sayılı icra takibindeki alacak ve fer'ilerini geçmemek üzere davacı yana ................... Noterliğinin 17.04.2019 tarih ve ................. yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınır Rehin Sözleşmesine konu taşınırlar hakkında cebri icra suretiyle satışı için izin ve yetki verilmesine karar verilmesi gerekeceği-
K.'nın ve davalı A Şti'nin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun ve kötü niyetli olduklarının somut deliller ile ispat edilememiş olması sebebi ile davanın reddi gerekeceği-
Davacı kuruma yazılan müzekkereye verilen 24.02.2021 tarihli cevabi yazıda davalının borcunun 449.899,61 TL olmadığı, davacı kurumun hatası sonucu 449.899,61 TL yazıldığı, gerçek borcun 7.620,93 TL olduğu ve bu borcun da 24.02.2021 tarihinde ödendiği, davacının hatası sonucu davalıya 449.899,61 TL borç tahakkuk ettirildiği, bu durumda davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verildiği-
Birden fazla tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati hacizlerden birisinin ilk kesinleşen ihtiyati hacze iştirakinin İİK 268/1, 100/1-1 ve 100/1-2. maddelerine göre belirleneceği- Somut olayda, şikayet olunanın haczi ilk kesin haciz olup şikayetçilerin hacizleri ise daha sonra kesin hacze dönüşmüşse de, şikayetçilerin kesin hacze dönüşen ihtiyati hacizlerine dayanak davaları şikayet olunanın kesin haczinden önce açıldığından, şikayetçilerin kesin hacizlerine konu ihtiyati haczin uygulandığı dava tarihlerinin şikayet olunanın kesin haciz tarihinden önce olması nedeniyle İİK m. 268/1 ve 100/1-2 uyarınca ilk sırada yer alan kesin hacze iştirak etmeleri ve paranın her üç alacaklı arasında garameten paylaştırılması gerektiği-
Tasarrufun iptali davasında; borçlu ile üçüncü kişi konumundaki davalı arasında kayınpeder-damat ilişkisi bulunmasının İİK m. 278/3-1 uyarınca bağışlama hükmünde sayılacağı ve bu derece hısımlar arasındaki ivazlı tasarrufların batıl kabul edilmesi gerektiği, borçlunun mal kaçırma kastıyla hareket ettiği ve davalı tarafından ileri sürülen alacağın gerçekliğinin ispatlanamadığı gözetilerek tasarrufun iptaline; ancak iptale konu 47 adet büyükbaş hayvanın üçüncü kişi elinden çıkmış olması nedeniyle İİK m. 283/2 uyarınca davanın bedele dönüşeceği, bu kapsamda davalının hayvanları elinden çıkardığı tarihteki gerçek değerleri üzerinden takip konusu alacak ve fer'ileri ile sınırlı olarak tazminatla sorumlu tutulması, eldeki mevcut bir adet hayvan yönünden ise devir işleminin iptali ile davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmesi gerektiği-
