• 538 sayılı Kanuna ait Hükümet Tasarısı gerekçesi

     «İptâl davasının neticeleri pratik hal suretlerine bağlanmış ve iptâl davası alacaklı lehine hükme bağlandığı takdirde alacaklının doğrudan doğruya davaya mevzu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile istifayı hak edeceği kabul edilmiştir. Hatta dava mevzuu gayri menkul ise, davalı namına mukayyet olan bu gayrimenkul hakkında kayıt tashihine gidilmeden, alacaklının lehine verilmiş hükme müsteniden cebri icranın mümkün olacağı tasrih olunmuştur.

    Diğer cihetten davayı kazanan alacaklı lehine davayı kaybetmiş üçüncü şahsın, iptâl edilmiş tasarruf zımnında borçluya verdiği şey hakkında haiz olabileceği hakkın bu mal üzerinde istifasına imkan verilmeyerek, iptâl davası neticesinde muamele olacağı belirtilmişitr.»



  • Adalet Komisyonu Raporu Gerekçesi

     «Birinci fıkra; tasarıdaki birinci fıkradır.

    İkinci fıkra; tasarıdaki ikinci fıkra olup sadece (davacının alacağından fazla olmamak üzere) ibaresi fıkraya eklenmiştir. Gerçekten, dava üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, üçüncü şahıs bu değerin tamamını değil, sadece davacının alacağı kadarını ödemeye mahkum edilecektir. Zira, iptâl davası borçlunun mamelekinden çıkarmış olduğu mal ve hakların veya bunların yerine kayim olan değerlerinin bu tasarruftan zarar gören alacaklının hakkının istihsaline yeter nisbette borçlunun mamelekine iadesinin temini maksadıyla açılan bir davadır. Bu söylenenler, bilhassa haciz yolu ile takipte bahis konusudur. İflâs yolu ile takipte, ekseriya dava konusu tasarrufun değerinin tamamının iflâs masasına iadesi gerekir. Zira bu değerin tamamen masaya intikalinden sonra da ekseriya alacaklılar tam olarak tatmin edilmiş olmayacaklardır.

    Üçüncü fıkra; tasarıdaki gibidir.

    Dördüncü fıkra; yürürlükteki kanunun 283. maddesinin 2. fıkrasına göre hazırlanmıştır. Bu fıkra, bugünkü haliyle sarih değildir. İptâl davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak verdiği şeyi, alacaklıdan değil borçludan, geri isteyebilecektir. Ve isterse bunun üçüncü fıkra gereğince aynı davada yapabilecektir. İflâsta, borçlunun haczi kabil bütün malları iflâs masasına girdiğinden, üçüncü şahıs karşılık olarak verdiği şeyi iflâs masasından geri isteyebilecektir.

     

     

    (*) Not: Yapılacak bir yasa değişikliğinde; maddenin 4. fıkrasındaki «...karşılık olarak şeyi veya...» şeklindeki cümlenin «karşılık olarak verdiği şeyi veya...» şeklinde düzeltilmesi isabetli olacaktır.

    Beşinci fıkra; kanundaki üçüncü fıkradan aynen alınmıştır.»


    *



  • 538 sayılı Kanuna ait Hükümet Tasarısı gerekçesi

     Diğer cihetten davayı kazanan alacaklı lehine davayı kaybetmiş üçüncü şahsın, iptâl edilmiş tasarruf zımnında borçluya verdiği şey hakkında haiz olabileceği hakkın bu mal üzerinde istifasına imkan verilmeyerek, iptâl davası neticesinde muamele olacağı belirtilmişitr.»



  • Adalet Komisyonu Raporu Gerekçesi

     «Birinci fıkra; tasarıdaki birinci fıkradır.

    İkinci fıkra; tasarıdaki ikinci fıkra olup sadece (davacının alacağından fazla olmamak üzere) ibaresi fıkraya eklenmiştir. Gerçekten, dava üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, üçüncü şahıs bu değerin tamamını değil, sadece davacının alacağı kadarını ödemeye mahkum edilecektir. Zira, iptâl davası borçlunun mamelekinden çıkarmış olduğu mal ve hakların veya bunların yerine kayim olan değerlerinin bu tasarruftan zarar gören alacaklının hakkının istihsaline yeter nisbette borçlunun mamelekine iadesinin temini maksadıyla açılan bir davadır. Bu söylenenler, bilhassa haciz yolu ile takipte bahis konusudur. İflâs yolu ile takipte, ekseriya dava konusu tasarrufun değerinin tamamının iflâs masasına iadesi gerekir. Zira bu değerin tamamen masaya intikalinden sonra da ekseriya alacaklılar tam olarak tatmin edilmiş olmayacaklardır.

    Üçüncü fıkra; tasarıdaki gibidir.

    Dördüncü fıkra; yürürlükteki kanunun 283. maddesinin 2. fıkrasına göre hazırlanmıştır. Bu fıkra, bugünkü haliyle sarih değildir. İptâl davasını kaybeden üçüncü şahıs, karşılık olarak verdiği şeyi, alacaklıdan değil borçludan, geri isteyebilecektir. Ve isterse bunun üçüncü fıkra gereğince aynı davada yapabilecektir. İflâsta, borçlunun haczi kabil bütün malları iflâs masasına girdiğinden, üçüncü şahıs karşılık olarak verdiği şeyi iflâs masasından geri isteyebilecektir.

    Beşinci fıkra; kanundaki üçüncü fıkradan aynen alınmıştır.»



  • C. Senatosu Anayasa ve Adalet Komisyonu Raporu Gerekçesi

     «Altıncı fıkra; kanundaki 282. maddenin son fıkrasından aynen alınmıştır.

    Bu maddenin son fıkrasına geçen (bağışlanan) terimi, hem bağış alan kimseyi ve hem de bağış mevzuunu kapsamına aldığı cihetle hukuki ıstılahlardaki birliğin temini amacıyla (kendisine bağış yapılan) olarak düzeltilmiştir.»