Tanık beyanları ve özellikle davalı işverence ibraz edilen işyeri kayıtları ile taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesine göre davacının Azerbaycan ülkesinde çalıştığının anlaşılmış olduğu- Yıllık izin ücreti alacağına ilişkin zamanaşımı süresinin, 4857 sayılı Kanun'da belirtilen özel hüküm gereği beş yıl olduğu; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yıllık ücretli izin alacağı davacı işçinin, 12.05.2005-11.05.2006, 03.09.2007-24.03.2008 ve 01.08.2008-27.07.2009 tarihleri arası 3 dönem halindeki çalışmaları dikkate alınarak, üç yıl yedi aylık hizmet süresi üzerinden hesaplanmış ve davalı tarafça davaya karşı zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmış olup, dava tarihi itibari ile 12.05.2005-11.05.2006 ve 03.09.2007-24.03.2008 tarihleri arası dönemlere ilişkin yıllık ücretli izin alacaklarının zamanaşımına uğradığı gözetilmeksizin karar verilmesinin isabetsiz olduğu- Davacının net çıplak ücreti sözleşme hükmüne göre belirlenmiş olup buna göre hesaplamalarda dikkate alınan net ücretin miktarında bir isabetsizlik olmadığı- Davacı işçinin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 86. maddesinde düzenlenen topluluk sigortasından yararlanıp yararlanmadığı ile 5510 sayılı Kanunu’nun geçici 6. madde hükümleri de dikkate alınarak isteğe bağlı sigortalılık durumunun ne olduğu belirleyici olacağından, mahkemece bu hususlar açılığa kavuşturulmadan ve davalı tarafın bu yöne ilişkin itirazları karşılanmadan davacı işçinin yurt içinde çalışan işçiler gibi brüt ücretinin tespit edilmesinin hatalı olduğu, davacının sigortalılık durumu netleştirilmesi ve buna göre de davacının ücretinden kesilmesi gereken primler tespit edildikten sonra brüt ücretinin belirlenmesi gerektiği-

DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosya ...