Davalı icra takibinin borçlu tarafından feragatle 11.09.2017 tarihinde kesinleştiği, davacı icra takip dosyasında 25.09.2017 tarihinde icra takibinin kesinleştiği, İİK 20. madde son cümlenin uygulanması durumunda dahi haczin kesinleşme tarihi (tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük yasal süre geçse dahi), davalı icra takip dosyasında; davacı şirketin haczinin kesinleşme tarihi olan 25.09.2017 tarihinden önce olduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Sıra cetvelinde kendisine para düşen ilk üç sıra dışında 9. sıraya kadar hacizleri ayakta olan alacaklılara para verilmesi halinde sıra cetvelinin 9. sırasında kayıtlı şikayetçinin alacaklı olduğu dosyaya isabet edecek bir bedel bulunmayacağı, bu durumda şikayetçinin şikayet olunanlar hakkında şikayette bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceği-
Sıra cetveline şikayet istemi- Üst sınır (limit) ipoteğinde, borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan tahsil harcının limit miktarı üzerinden alınması gerektiği bu itibarla tahsil harcının ipotek miktarı olan paradan kesilmesinin hukuka uygun olduğu-
Davalı alacağının ve icra takiplerinin davacının alacağından önce doğduğu ve önceden doğan alacağın sonrakine muvazaa oluşturamayacağı-
TMSF'nin 6183 sayılı yasaya göre uyguladığı ve satış tarihi itibariyle devam eden 01/04/2016 tarihli kamu alacağı haczinin ilk sıradaki şahıs haczine iştirak ettirilerek satış bedelinin her iki alacaklı arasında garamaten paylaştırılması gerektiği ancak satış bedelinin tamamının 1.sıradaki alacaklıya ödenmesinin yasaya aykırı olduğu, dolayısıyla şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında temlikin muvazaalı olduğuna ilişkin iddianın davacı tarafından yazılı belge ile ispat edilmesi gerekeceği-
Temlik işlemine konu alacağın ... Finansal Kiralama AŞ'nin finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı, davacı tarafın istinaf dilekçesinde de açıkça ... Finansal Kiralama AŞ'nin alacağının muvazaalı olduğunu iddia etmediklerini belirttiği, temlike konu ... Finansal Kiralama AŞ'nin alacağının gerçek bir alacak olduğu mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de tespit edildiği, alacağın ...'a temlik edilmesi üzerine 300.000,00 TL temlik bedelinin, ... tarafından "İstanbul 10. İcra Müd.nün 2009/3699 E. sayılı dosyasına ilişkin temlik bedeli" açıklamasıyla BNP Finansal Kiralama AŞ'ye (... Finansal Kiralama AŞ) 09.07.2012 tarihinde ödediği, ilk temlik işlemine konu alacağın gerçek bir alacak olduğu, bu alacağın dava dışı ...'a temlik edilmesi neticesinde bedelin ödendiği tespit edilmekle, alacağın muvazaalı olmadığı ilk derece mahkemesinin verdiği kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Dava dışı bankaya yapılan ödemenin, dava dışı borçlu tarafından borcu sona erdirmek (söndürmek) amacıyla yapıldığı fakat bunun üçüncü kişilere karşı varlığını koruyor gibi gösterilmesi için temlik ivazı olarak bankaya yatırıldığını ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu, davacının iddia ettiği gibi temlikin muvazaalı olduğuna ilişkin dosyaya yazılı belge ibraz edemediği, davacının, dava dışı borçlu şirketin bütün borçlarını davalı üzerinden ödemek suretiyle ipoteklerin de davalıda kalmasını sağlayarak taşınmazları elinde tutmayı amaçladığını ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu, davalının gerçek bir temlike dayandığı, bu kez davacının borcun esasında borçlu tarafından ödendiği halde ödemenin davalı vasıtasıyla yapıldığını ispat etmek zorunda olduğu, dosyada böyle bir ispatın mevcut olmadığı, mahkemenin davayı kabul için gösterdiği gerekçelerin muvazaayı ispata yeter olmadığı-
Davacı şirketin alacağının doğum tarihinin, davalının alacağının doğum tarihinden önce olduğunun tespit edilmiş olmasına göre, davacının davalıya karşı muvazaa iddiasında bulunabileceğinin kabulü gerekeceği-
Borçlunun üçüncü kişideki doğması muhtemel alacağı olan KDV iadesi alacağına, şikayet olunan ve bedelin tamamının sıra cetvelinde isabet ettiği anlaşılan kişinin alacaklı olduğu dosyalarda İİK.’nin 89. maddesine göre haciz müzekkeresi gönderilmediği, “ilgili kurumda doğmuş, doğacak tüm istihkak bedellerine, alacağı tüm KDV iadesi bedellerine” ibaresinin yazılmasının yeterli olmadığı, bu durumda şikayet olunan tarafından haciz konulduğundan söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerektiği-
