Dosyanın incelenmesinde şikâyetçinin birden çok alacak için takip yaptığının ve alacakları için düzenlenen ödeme emirlerinin değişik tarihlerde borçluya tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda şikâyetçinin hangi takiplerinin kesinleşip, hangilerinin kesinleşmediği konusunda, uzman bir bilirkişiden alınacak rapor çerçevesinde karar vermek gerekeceği-
Banka lehine tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla satılması ve ipoteğin nakde çevrilmesi söz konusu olduğundan, taşınmazlar üzerindeki davacı banka ipoteğinin kalkacağı, rehin hakkının bedele dönüşeceği, davacı banka, ipoteğin çek yapraklarından kaynaklanan sorumluluğu da kapsadığını belirttiğinden mahkemece konu ile ilgili ipotek senedi, banka kredi sözleşmesi de incelenmek suretiyle bankanın söz konusu sorumluluğunun ipotek kapsamında olup olmadığının belirlenmesi, ipotek kapsamında olduğunun belirlenmesi halinde, ipotek bedeli üzerinde bankaya rüçhan hakkı tanınarak bu alacağın şartlı alacak olarak masaya kaydının gerekeceği-
Şikâyet sadece sıraya ilişkin olmayıp, ipotekli alacağın miktarı da çekişmeli olduğundan, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmek gerekirken, esasa girilerek hüküm kurulmasının hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Başka bir alacaklının sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, bu istemin Asliye Ticaret Mahkemesi’nce incelenmesi gerekeceğinden, İcra Mahkemesi'nce bu isteğin tefriki ile görevsizlik kararı verilmesi gerektiği-
"İİK'nun 110'ncu maddesinde belirtilen sürenin talebin geri alındıktan sonra yenilenmesi halinde en baştan başlamayacağı, şikayet olunanın ikinci satış talebinin haczin düşmesinden sonra yapıldığı, ihalenin feshi davasında haczin düştüğünün iddia edilmediği" gerekçesiyle, şikayetin kabulüne, "şikayetçi alacağının, şikayet olunana ayrılan paydan öncelikle ödenmesine" karar verilmesinin isabetli olduğu-
Sıra cetveline itirazı bulunmayan alacaklıların, başkası tarafından yapılmış şikâyetten yararlanmasının mümkün olmadığı-
Mahkemece, haciz ihbarnameleri gönderilmesi ve ihbarnamelerin kesinleşmesi ile davalı belediyenin borçlu haline geldiği yönündeki iddianın yasal dayanağının olmadığı, sıra cetvelinin haciz tarihlerine göre oluşturulmuş olduğu gerekçesiyle şikâyetin reddine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
Davacı tarafın satışa konu hacizdeki sırasının davalı tarafın sırasından sonra olduğu, 1. sıradaki Bafra Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün satış sonucu alacağının tamamının karşılanamadığı, diğer haciz koyduran alacaklılara isabet eden bir meblağ bulunmadığı, bu durumda davacının menfaatinin olmadığı-
Mahkemece, zaman aşımı def’ini ileri sürme hakkının yalnızca borçluya ait olduğu, icra müdürünün re’sen nazara alamayacağı gerekçesiyle, şikâyetin reddine karar vermiş olmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
Mahkemece, vergi dairesinin haczinin taşınmazın paraya çevrilmesinden önceki tarihli olduğundan 6183 sayılı kanunun 21. maddesine göre bu durumda garameten paylaştırma yapılacağı gerekçesiyle, şikâyetin reddine karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı-
