Mahkemece, bilirkişi raporu yerinde görülmüyor ise yeni bir bilirkişi raporu alınması ve alacak miktarına yönelik değerlendirme yapılarak şikayet hakkında bir karar verilmesinin gerekeceği-
İİK.’ nun 18. madde kapsamında şikâyet yargılaması usulüne tabi olan sıra cetveline ilişkin uyuşmazlıklarda HUMK’nun 409. madde hükmünün uygulanmayacağı, bu durumda mahkemece esasa girilerek yargılama yapılması gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı-
Şikâyetçinin, dilekçesinde, SGK’nın alacaklı olmadığını dile getirdiği cümlenin devamında gerekçe olarak, usulüne uygun bir ödeme emrinin bulunmamasından söz ettiği, alacağın aslına yönelik bir niza yaratmamakta, şikâyetin takip hukukunda meydana geldiğini öne sürdüğü usulsüzlüğe dayandırdığı, maddi hukuka ilişkin, alacağın aslından kaynaklanan bir iddianın mevcut olmadığı, bu nedenle işin esasına girilerek yargılama yapılmasının gerekeceği-
Sıra cetveline şikâyetin, sonunda hukuki durumu olumsuz yönde etkilenebilecek, alacaklı veya alacaklılara karşı yapılmasının gerekeceği, takibin yapıldığı icra müdürlüğünün davada hasım olarak gösterilmesinin gerekmeyeceği-
Şikâyetçi ve şikâyet olunanın ihtiyati haczinin aynı anda kesinleştiği, bu durumda İİK.’nun 264. maddesi gereğince ihtiyati haczin icrai hacze dönüştüğü tarihler dikkate alınmak suretiyle, uyuşmazlığa konu söz konusu paranın tarafların alacaklı oldukları belirtilen iki dosya arasında garameten paylaştırılması gerekli olduğu gözetilerek, şikâyet hakkında bu sonuca göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
Mahkemece, 6183 sayılı yasanın 21/1. maddesine göre, ihale bedelinin, şikayetçi ile şikayet olunanlardan SGK başkanlığı ve bankanın alacaklı olduğu takip dosyaları arasında garameten paylaştırılmasına karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
Sıra cetveline itiraz süresinin itirazsız geçirilmesi veya itirazın reddedilmesi ile sıra cetvelinin artık değiştirilmez bir hal alacağı ve taraflar için kesinleşeceği, bu itibarla, sıra cetvelinin taraflar bakımından hukuki netlik ifade etmesinin önemli olduğu-
Mahkemece, şikayet edilen alacağının limitle sınırlı olduğu, limiti aşan miktar yönüyle öncelik hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, istemin kabulüne karar verilmiş olmasında yasaya aykırı bir yönün bulunmadığı-
İİK.’nun 142. maddesine göre; itiraz alacağın esas ve miktarına taalluk etmeyip yalnız sıraya dair ise inceleme görevinin İcra Mahkemesi’nin olduğu, şikâyetçinin iddiası, şikâyet olunanın alacağının esas ve miktarına ilişkin olmayıp, haczin önceliğine dayalı bulunduğundan, esas hakkında bir karar verilmek gerekirken görevsizlik kararı verilmesinin hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-
Şikâyetçi vekili, müvekkilinin alacağının kamu alacağı olup, paylaşıma konu paranın sıra cetvelinde 1. ve 2. sıradaki alacaklılara ödenmesinin doğru olmadığını ve müvekkiline ödeme yapılması gerektiğini ileri sürdüğüne göre, 1.ve 2. sıra alacaklılarına dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilmeden ve dolayısıyla taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesinin hükmün bu nedenle bozulmasına sebep olacağı-