Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetveline alacağın varlığına ve/veya miktarına yönelik itiraza ilişkin bir davanın kabulü halinde, sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın dava masrafları da dahil olmak üzere davacıya, alacağı nispetinde tahsisine, varsa kalan paranın ise davalıya ödenmesine hükmedilmesinin, sıra cetvelinin iptaline karar verilmemesinin gerekeceği-
Haciz sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin davada, yabancı ve gerçek kişilerden teminat alınmasının dava şartı olduğu gözetilerek, davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan hüküm tesisinin doğru olmadığı-
Davalı vergi dairesi alacağının bedeli paylaşıma konu aracın aynından kaynaklanan vergi alacağı olduğu, bedeli paylaşıma konu taşıtın aynından doğmayan kamu alacağının önceki tarihli rehinli alacağın önüne geçmeyeceği, vergi dairesinin 6183 sayılı Kanun’un 21. maddesi kapsamında hacze iştirak edebileceği-
Resmi belge niteliğindeki ipotek belgesinin aksinin ancak resmi nitelikteki delillerle kanıtlanabileceği-
Sıra cetveline konu aracın 14.06.2011 tarihinde satılarak paraya çevrildiği, kamu kurumu olan Vergi Dairesi’nin haczinin satıştan ve aracın paraya çevrilmesinden sonra olduğu, bu nedenle de 6183 sayılı AATÜHK’nün 21. maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı, şikayetin kabulüne karar verilmesinin gerekeceği-
Sıra cetveline yönelik şikayetin İİK’nun 142. maddesinde öngörülen yedi günlük hak düşürücü süreden sonra yapıldığı gerekçesiyle İİK’nun 16,HMK’nun 30 ve 320. maddeleri de gözetilerek şikayetin reddine karar verilmesinin doğru olduğu-
Mahkemece, SGK Başkanlığı’nın 6183 sayılı AATUHK’nun 21/1. maddesinden yararlandırılması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesinin yerinde olduğu-
Şikayetçinin alacaklı olduğu dosyadan ve ... sayılı dosyadan satışı yapılan mallara aynı gün ihtiyati haciz konulmuş ise de şikayetçinin haczinin daha sonra kesinleştiği ve olayda 100. maddede sayılan belgelere de dayanılmadığı, daha ve önce kesinleşen dosya haczine iştirakın koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle sıra cetveline şikayetin reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Şikayetçinin dayandığı ipotek senedinin kapsamı ve aidiyeti yönünden herhangi bir itiraz olmadığına göre, mahkemece, ipotek limiti göz önüne alınarak, şikayetçi bankanın takibe konu alacaklarının tamamının söz konusu ipoteğin kapsamı içinde kalıp kalmadığının tesbiti için gerekirse uzman bir bilirkişiden rapor alınmasının gerekeceği-
Sıra cetveline esas satışı yapılan taşınmaz üzerine şikayet olunanın iki ayrı icra takip dosyasında haciz konulduğu ve yasal süresi içinde satış talebinde bulunularak satış avanslarının yatırıldığı, bu nedenle hacizlerinin düşmediği, şikayetçinin şikayet olunanın yaptığı takiplerde ödeme emrinin tebliğinin usulsüzlüğü yolundaki iddiada bulunamayacağı, satış parasından satış masraflarının düşürülmediği hususunu ileri süremeyeceği, şikayetçinin alacaklı olduğu takip dosyasında şikayetçinin taşınmaz üzerindeki haczinin de düştüğü gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesinin gerekeceği-
