Ortaklar kurulu kararının sahteliği nedeniyle hükümsüzlüğü istemine ilişkin davada, taraflar arasında daha önceden böyle bir sahtecilik eyleminin olmuş olması dava konusu kararın da sahteliğini hemen kabul etmeye imkan vermese de ortaklar arasındaki ihtilafın had safhada olduğu ve o karardan sonra da bir araya gelerek dava konusu ortaklar kurul kararını almalarının zor olduğu yönünde kuvvetli bir emare  oluşturduğu-  Dava konusu ortaklar kurul kararı resmi bir makamın katılımıyla geçerlik kazanan resmi bir belge olmadığına göre   imzanın davacıya ait olmadığı öne sürüldüğüne göre dava konusu kararın bu konuda bir karar verilinceye kadar herhangi bir işleme esas alınamayacağı- Benzer bir sahtelik iddiası daha önce kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla hükme bağlandığına göre; istinafa konu olayda HMK'nın 389/3. maddesindeki koşulların oluştuğu ve yaklaşık ispat yükümlülüğünün de yerine getirildiği- Davanın esası dava konusu ortaklar kurul kararının sahteliğinin ya da olmadığının tespiti ile nihai çözüme bağlanacağından, mevcut kararın yürütülmesinin önlenmesi yönünde verilen bir tedbir kararının davanın esasını çözen bir  karar olduğunun kabul edilemeyeceği, bu nedenle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği-
İcra Mahkemesi'nce verilen tedbir kararları İcra ve İflas Kanunu'nda özel olarak düzenlenmiş takip hukukuna özgü bir karar niteliğinde bulunduğundan HMK'nun ihtiyati tedbirle ilgili verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurulacağına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı-
İcra takibinin geçici olarak durdurulması talebinin reddi ya da kabulüne ilişkin icra mahkemesi kararlarının kesin nitelikte olduğu-
İhtiyati haciz isteminin reddine dair karar verilmesi üzerine, HMK 'da belirtilen yasal düzenlemeye uygun olarak gerekçeli karar yazılması gerektiği-
Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği- Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ve taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği- Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebileceği-
Takibe konu ilamın kıdem ve ihbar tazminatı alacağı ve fer'ilerine ilişkin olup, iflasın ertelenmesi davası devam ederken tedbir kararı verildiği, alacağın tahakkuk tarihi ilam karar tarihi (bozma sonrası), tedbir tarihinden geriye doğru 1 yıllık süre içinde kaldığından ve anılan alacağın İİK'nun 206. maddesinin birinci sırasındaki alacaklardan olduğu ve dolayısıyla tedbir kararının istisnası kapsamında kaldığı anlaşıldığından, takibin devamının mümkün olduğu ve teminat da iade edilemeyeceğinden icra müdürlüğü'nün ret kararı yerinde olduğu-
Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan araç satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, Mahkemece, aracın hukuksal olarak ayıplı olduğunun kabulü ile birlikte, hukuksal ayıp unsurunun taraflarca bilinmesinin beklenemeyeceği ve ispatlanamadığından bahisle davanın kısmen kabulü ile aracın hukuken ve fiilen davacıya teslimi ile birlikte araç üzerindeki tedbiri ceza mahkemesi koyduğundan kaldırılmasına ilişkin de bu mahkemenin karar vermesi gerektiğinden bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar verildiği, davacının, dava dilekçesinde aracın ayıpsız olarak kendisine teslimini bunun mümkün olmaması halinde davalıya ödediği satış bedelinin iadesini istediğinin sabit olduğu, Bu durumda, mahkemece, satış bedelinin iadesine ilişkin davacı talebi yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
İhtiyati tedbir kararının kapsamının açıklama ile daraltılamayacağı, genişletilemeyeceği veya yorumlanamayacağı; asliye hukuk mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararında açıkça icrai satışa engel olduğu belirtilmemiş olduğundan, alacaklının şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, tedbir kararını veren mahkemece verilen yazı cevabında, tedbir kararının icrai satışa engel olduğu belirtilerek kapsamının tayin edildiği gerekçesi ile "satış talebinin reddi"ne ilişkin memur işleminin iptali istemiyle yapılan şikayetin reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu- 
İhtiyati haciz kararı, icra takip işlemi olmayıp, yapılacak icra takibinden veya açılacak davadan önce ya da sonra uygulanan ve HMK.'nun 389. ve izleyen maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir benzeri bir işlem olduğundan bir takip muamelesi sayılamayacağı ve ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz uygulanması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, icra takibinin durdurulması ihtiyati haczin infazına mani teşkil etmeyeceği- İİK. mad. 264/2 gereğince, ihtiyati haciz kararına dayalı olarak icra takibi yapan alacaklının, borçlunun ödeme emrine itirazını gidermek için itirazın tebliğinden itibaren yedi günlük hak düşürücü sürede itirazın kaldırılmasını veya iptalini sağlamak üzere dava açmak zorunda olduğu; alacaklı, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiğini başka şekilde öğrenmiş olsa bile, borçlunun itirazı kendisine tebliğ edilmedikçe, (7) günlük sürenin işlemeye başlamayacağı- İhtiyati haciz kararı ile birlikte, son günün R. B.ına denk gelmesi sebebi ile (İİK. mad. 261/1 uyarınca 10 gün içinde) ihtiyati haczin infazının istendiği ve borçlunun menkul ve gayrımenkullerine haciz konulduğu, İİK. mad. 264/1 uayrınca, süresinde icra takibine başlandığı, borçlunun süresinde yapmış olduğu borca itirazın ise alacaklı vekiline tebliğ edilmediği anlaşıldığından, İİK. mad. 264/2'de öngörülen sürenin başlamadığı ve ihtiyati hacizlerin ayakta kaldığı-
Tasarrufun iptaline konu malın elden çıkarılması nedeni ile bedelinin nakden tazminine ilişkin dava sırasında verilen ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayette, İİK. mad. 261/son uyarınca, infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinin görevli ve yetkili olduğu-