Sıra cetvelinin tebliğinden itibaren başlayan 7 günlük süre içinde şikayet yoluna başvurulması gerektiği, şikayet yoluna başvurulmaması nedeniyle şikayet olunan yönünden sıra cetvelinin kesinleştiği, şikayet olunanın, asıl şikayet üzerine, karşı şikayette bulunabileceğinin kabul edilemeyeceği- Takip hukukuna özgü şikayet kanun yolunda, dava prosedüründe tatbiki mümkün asli müdahale isteminde bulunmasının da kabul edilemeyeceği- Mahkemece, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerinde haczi bulunan alacaklılar dikkate alınarak sıra cetveli düzenleneceği, ihtiyati tedbirlerin dikkate alınamayacağı-
23.10.2011 tarihli Van depremi nedeniyle ağır hasarlanarak yıkılan binada bağımsız bölümleri bulunan davacıların, binanın imalinde kusurları olan davalılar aleyhine açtıkları tazminat istemine ilişkin davanın, karar başlığında "Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan Tazminat" şeklinde nitelendirilmesinin, maddi hata (HMK. mad. 304) niteliğinde olduğu- Yüklenici ve dava dışı Konut Yapı Kooperatifinin yöneticileri olmaları nedenine davada davaı olarak yer alan kişilerin sorumluluğuna gidilebilmesi için, anılan kooperatifin yöneticileri ve imal edilen binanın yüklenicileri olmaları gerektiği, mahkemece, ilgili Ticaret Sicil Memurluğundan anılan kooperatif kayıtları getirtilerek, davalıların kooperatif yöneticisi olup olmadıkları tespit edilerek, oluşacak uygun sonuç çerçevesinde ve usulen kazanılmış haklar ihlal edilmeksizin bir karar verilmesi gerektiği- Davada hükmedilecek tazminat hesabının, gizli ayıbın ortaya çıktığı tarihteki mahalli rayiçlere göre yapılması gerekirken, 2012 yılı Bayındırlık Birim Fiyatlarına göre yapılan tazminat hesabı nazara alınarak hüküm tesisinin isabetsiz olduğu, tazminat hesabı içerisinde tapusu davacılar üzerine olan yıkılan bina arsası bedelinin bulunup bulunmadığı da anlaşılamadığından, bu konularda ek bilirkişi raporu alınması gerektiği- Tazminata ilişkin bu davada uyuşmazlık konusu olmayan davalı taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesinin isabetsiz olduğu-
Davacının tehtid ve zarara uğrama gibi konularda şirket ortaklarına yönelik başsavcılığa yaptığı suç duyurularının takipsizlikle sonuçlandığı, bilgi alma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davaların redle sonuçlandığı nazara alındığında davacı yönünden davalı şirketin TTK. mad.531 uyarınca feshini gerektiren haklı nedenlerin oluşmadığı- Davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği- Taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, HMK. mad. 305 'te belirtildiği üzere tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği- Temyiz dilekçesinin verilme usulü olarak temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerektiği-
İcra mahkemesi kararlarının temyizi satış dışında icra takip işlemlerini durdurmayacağından, icra mahkemesi kararlarının uygulanması için kesinleşmesi gerekmediği-
Tasarrufun iptali davasına bakan hakimin iptal edilmesi istenen tasarruf konusu mallar hakkında davacının istemi üzerine İİK. mad. 281/2 uyarınca ihtiyati haciz kararı verebileceği ve bu durumun HMK. mad. 389 vd.nda düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde olmadığı, güvence gösterilmesine gerek olup olmadığını ve miktarını hakim takdir edeceği ve İİK. mad. 264/3 hükmünün burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haczin, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşeceği- İİK. mad. 85 uyarınca, aşkın haciz şikayetinin hacizler konulduktan sonra ayrıca icra mahkemesine şikayet yolu ile ileriye sürülebileceği-
Davanın konusu olmayan bir takip ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verme yetkisinin bulunmadığı-
Tasarrufun iptali davası sonucunda verilen ihtiyati haciz kararlarının, davanın kabulü ile de kesin hacze dönüşeceği, İİK. 281/2 uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının, asıl icra dosyasından infazı gerekir ise de ayrı bir icra dosyasında infaz edilmiş olmasının da ulaşılmak istenilen sonuca olumsuz bir etkisi de bulunmadığı- İhtiyati haczin infazı sonrası yedi gün içinde takip talebinde bulunma zorunluluğu da olmadığından ihtiyati haczin düşmesinin de söz konusu olmayacağı- Alacaklının icra mahkemesine başvurusu tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayet niteliğinde olup, İİK. mad. 261/son uyarınca, bu şikayeti infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinin incelemekle görevli ve yetkili olduğu-
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale geleceği- İhtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olup, mahkemece davacının ihtiyati haciz isteminin hangi alacaklara ve taşınmaz veya taşınmazlara ilişkin olduğu somut olarak açıklatıldıktan sonra, davacının tazminat talebi ile orantılı ve davalı şirketin ticari hayatını etkilemeyecek biçimde "tedbirde ölçülülük" ilkesine uygun bir ihtiyati hacze karar verilmesi gerektiği-
Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilecek olup, davaya konu olmayan davalı erkeğin emekli ikramiyesi üzerine tedbir konulamayacağı-
Kooperatif eski yöneticilerinin kooperatifi zarara uğrattığı iddiasına dayalı olarak tazminat istemine ilişkindir mahkemece davanın kabulüne dair kararın bazı kişiler dışındaki davalılarca temyiz edilmemiş olmasının, davacı yararına usuli kazanılmış hak olacağı ve bozma sonrası verilen ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden ret kararı verilmesinin mümkün görülmediği- Mahkemece, davalıların genel kurullarda ibra edilmeleri nedeniyle yönetici olduğu dönemlerdeki iş ve işlemlerinden sorumlu olmayacakları sonucuna varılmış olması, soyut olarak, yönetim kurulu raporlarının genel kurullarda okunması olgusuna dayandırılmışsa da, 2006 dışındaki diğer yıllara ait genel kurul tutanakları ve okunup, kabul edilen faaliyet raporları getirtilip, incelenmemiş olup, genel bir ibra, dava konusu eylemler yönünden de davalıların ibra edildiğini kabule yeterli olmadığından ve davalıların sorumluluktan bu şekilde kurtulabilmesi için kooperatif genel kurul evrakında bu hususun açıkça yazılı olması ve üyelerin bilgilendirilmesine bağlı olduğundan, mahkemece, davalıların yönetimde bulundukları kooperatif genel kurul tutanakları, eki faaliyet raporları ve bilançolar getirtilerek, usüle uygun bir ibra olup, olmadığı, gerektiğinde uzman bilirkişilerden oluşacak bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp, yargılama yapılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-