Haciz yazısının (İİK m. 89) haciz ihbarnamesi değil de (İİK. 78) haciz müzekkeresi olarak gönderilmesi durumunda uyuşmazlığın İİK m. 89/4'te düzenlenen özel tazminat sorumluğu kapsamında değerlendirilemeyeceği, uyuşmazlığın haksız fiil hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği- TBK m. 49 vd. uyarınca haksız fiil sorumluluğunun kabulü için hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı unsurların birlikte gerçekleşmesi gerektiği- Davalı bankanın cevabında takip borçlusunun kendilerinden alacağı olmadığı yönünde soyut beyanda bulunmadığı, tasfiye sürecini, devir işlemlerini, takip borçlusunun alacaklı olduğu ilamın kesinleşme durumuna ilişkin hukuki değerlendirmesini, takip borçlusunun kefili olduğu kredi nedeniyle mevcut teminat risklerini, bloke edilen meblağları ve banka kayıtlarına göre mevcut hukuki durumu ayrıntılı şekilde icra müdürlüğüne bildirdiği, davalı tarafından ticaret mahkemesi ilamı doğrultusunda yapılan hesaplama sonucunda takip borçlusunun bankadan olan alacağından mahsup işlemleri yapıldıktan sonra kalan meblağı sıra cetveli yapılmak üzere icra dosyasına yatırıldığı,  davalı bankanın cevabının gerçeğe aykırı olmadığı ve davacının zararına neden olacak şekilde hukuka aykırı bir davranış oluşturmadığı gibi daha sonra hesaplanan alacağın icra dosyasına yatırılmış olması karşısında; davalı bankanın alacağı gizleme veya tahsili engelleme iradesi ile hareket ettiğinden söz edilemeyeceğinden haksız fiil sorumluluğun unsurlarının gerçekleşmediği-
Sıra cetvelinde haciz tarihi belirlenirken haciz yazısının yazıldığı tarihin değil, üçüncü kişiye ulaşıp kayda işlendiği tarihin gözetileceği- Hastane işletme ruhsatı haczinde, haciz tarihinin, haczin ruhsat kaydına işlendiği tarih olduğu- Haciz sıra cetvelinde işçilik alacaklarının öncelik hakkının olmadığı, sıranın İİK m. 100 uyarınca belirlendiği, işçi alacaklarına tanınan imtiyazın ancak aynı derece hacze iştirak edenlere karşı ileri sürülebileceği, şikayetçilerin haciz tarihleri daha önce olan diğer alacaklara karşı önceliğinin bulunmadığı- Hastane ruhsatı satış bedeli icra kasasına girinceye kadar hacze iştirakin mümkün olduğu, takibin bu tarihten sonra kesinleşen şikayetçi alacaklının hacze iştirak edemeyeceği-
"Borçlunun murisinden malvarlığının intikal edip etmediğinin tespiti için UYAP üzerinden sorgulama yapılması varsa malvarlığı üzerine haciz konulması" talep edilmişse de, icra dosyasının tarafı olmayan üçüncü kişiye ait ve kişisel veri niteliğinde bulunan bu bilgilerin icra müdürlüğünce istenmesinin mümkün olmadığı, yargısal organları tanınan istisnanın ancak uyuşmazlığın tarafları açısından geçerli olduğu, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının daraltılmasının mümkün olmadığından istemin reddinin isabetli olduğu- "Borçlunun vefat etmiş murisinin özel hayatı bulunmadığı ve üçüncü kişiye ait bir malvarlığı sorgulaması da söz konusu olmadığı için kişisel verilerin ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği, murisin vefatı ile birlikte murisine ait malvarlığı külli halef olan mirasçıya ait olacağından mirasçıya intikal etmemiş olan murisin malvarlığı sorgusunun yapılmasında alacaklının hukuk menfaati bulunduğu bu nedenle alacaklı tarafından borçlunun murisine ait taşınmaz olup şikayetin kabulü gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Alacaklının icra müdürlüğüne başvurusu, borçlunun vefat etmiş murisine ait olan ... Ada, .. Parsel sayılı taşınmazdaki miras hissesine haciz konulması talebini içermekte olup şikayete konu taşınmaz açıkça somutlaştırıldığından ve herhangi bir araştırma gerekmeyip, ilgisiz kişiyle de alakalı olmadığından kişisel verilerin korunması kanunu kapsamında kalmadığı, alacaklı vekilinin hangi taşınmaza haciz konulmasını açık ve net olarak bildirmesi karşısında icra müdürlüğünce sorgulamaya gerek olmaksızın haciz işleminin gerçekleştirilebileceği-
Borçlunun üçüncü kişi nezdinde doğması muhtemel (müstakbel) alacaklarının, İİK'nin 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi ile değil, ancak İİK'nin 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilerek haczedilebileceği; somut olayda borçlunun henüz doğmamış KDV iadesi alacağı için haciz müzekkeresi gönderilmesinin geçerli bir haciz tesis etmediği ve bu nedenle şikayetin kabul edilerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerektiğinden direnme kararının bozulması gerektiği-
Satış talebinin reddine ilişkin icra müdürü kararına karşı şikayet yoluna başvurulmadığından, geçerli bir satış talebinin varlığından söz edilemeyeceği- İİK. m. 78 gereğince, alacaklı ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde haciz talebinde bulunduğuna göre, bu haczin düşmesinden sonra takibe devam edebilmek için takibin yenilenmesine ve yenileme harcı ödenmesine gerek bulunmadığından haciz talebi içermeyen yenileme talebi icra takip işlemi niteliğinde olmadığı ve bu talebin zamanaşımını kesmeyeceği- Alacaklının borçlunun SGK kayıtlarının çıkartılması, taşınmazların son durumun istenmesi ve yenileme emri gönderilmesi talepleri takibi ilerletmeye yönelik takip işlemleri olmadığından zamanaşımını kesmeyeceği- Dosyanın işlemsiz bırakıldığı zaman dilimine göre bonoya ilişkin 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, mahkemece, icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği-
Yerleşik içtihatlara göre alacaklının somut olaya ilişkin haciz talepleri üzerine borçlunun bankadaki tüm hesaplarına haciz konulması gerekeceği- İcra müdürlüğünün ya da Bankanın hesapların haczedilebilir olup olmadığını araştırma ve değerlendirme gibi bir görevi bulunmadığı, zira bu hususun, borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması halinde mahkemece yapılacak incelemede değerlendirilip, sağlıklı bir şekilde sonuca bağlanması gerekeceği- Ancak, haciz talebi dışında hesaptaki paraların nereye aktarıldığı gibi bilgilerin sorulmasının talep edilmesi ve icra müdürlüğünce bu hususta araştırma yapılması mümkün bulunmadığı-
Taşınmaz haciz tarihinde borçlu adına kayıtlı olduğundan, icra müdürünün haciz işleminde usulsüzlük bulunmadığı- Daha sonra tapu iptali ve tescil kararına dayalı olarak taşınmazın maliki olan 3. kişinin, haczin kaldırılması için, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 Esas-2001/516 Karar sayılı kararında ve Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarında da belirtildiği üzere genel mahkemede mülkiyet hakkına dayalı olarak dava açması gerekeceği- Bu nedenle icra müdürlüğünün bu hususa ilişkin haczin kaldırılması talebinin reddine yönelik gerekçesi yerinde ve yasaya uygun olup mahkemenin tapu iptali ve tescil kararı verildiğinden bahisle haczin kaldırılması gerektiğine ilişkin tespit ve gerekçesinde isabet bulunmadığı-
Kural olarak şikayet hakkının takibin taraflarına ait ise de takibe taraf olmayan üçüncü kişilerin de şikayet konusu ettikleri yolsuz işlemlerin iptalinde hukuken korunan yararları bulunmak koşuluyla, şikayet hakkına sahip oldukları- Şikayetin konusunu, icra ve iflas memurlarının idari nitelikteki işlemleri oluşturduğundan şikayetin medeni usul hukuku anlamında bir dava olmadığı-
Mirası reddeden borçlunun yasal mirasçısı olması halinde ancak bu mirasçıların haczin kaldırılmasını isteme hakkı bulunduğu- Mirası reddeden H.K' ya dair nüfus kayıt örneği incelendiğinde; borçlunun G.K adında kızının bulunduğu, hacizlerin kaldırılmasını isteme hakkının altsoya ait olduğu, müdürlükten haczin kaldırılmasını talep eden üçüncü kişinin mirası reddeden borçlunun kardeşi olduğu görülmekle hacizlerin kaldırılmasını talep etmekte hukuki yararı olmayan borçlunun kardeşi M.K’ nın haczin kaldırılması talebinin kabulüne dair verilen müdürlük kararının isabetsiz olduğu-