Mal bildiriminde bulunan borçlunun, borcu ne şekilde ödeyeceğinin mal beyanında bildirilmesi gerekeceği-
İİK. 89/IV gereğince takdir edilecek tazminata işletilecek yasal faize, “gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu tarihten itibaren” hükmedilmesi gerekeceği-
İİK.’nun 352/II maddesi uyarınca “takibi şikayete bağlı suçlarda, dava ve cezanın 354. maddede yazılı sebeplerle düşeceği”nin kararda belirtilmesi gerekeceği-
Asıl borçlular hakkında geçerli bir takip olmadan üçüncü şahsa gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin geçersiz olup, buna bağlı olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmayacağı-
Haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırılığı iddiasına dayalı tazminat ve cezalandırma istenen davaya ceza mahkemesi sıfatıyla bakılmasının gerekeceği-
İcra dairesine yaptığı mal bildiriminde “yaşam tarzına göre geçim kaynak ve olanaklarını” belirtmemiş olan borçlunun bu beyanının İİK.’nun 74. maddesinde öngörülen koşullara uygun olmaması nedeniyle, geçerli bir “mal beyanı” olarak kabul edilemeyeceği; böyle geçersiz bir mal beyanına dayalı olarak da, sanık hakkında İİK.’nun 338. maddesi uyarınca “gerçeğe aykırı mal beyanında bulunmak suçu” ndan dolayı, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceği-
Sanığın mal beyanında bildirmediği taşınmazı/aracı üzerinde haciz ve rehinler bulunduğunun anlaşılması halinde, taşınmazın/aracın değeri ile üzerindeki haciz ve rehin bulunan dosyaların alacak miktarları belirlenerek, taşınmazın/aracın, bu dosya borcu yönünden alacaklıyı tatmin edebilecek miktarda bir paranın kalıp kalmayacağı yönünde bir araştırma yapılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekeceği-
Haciz ihbarnamesine borçlu-sanıklar adına vekillerinin beyanda bulunmuş olması halinde, vekilin beyanından dolayı asilin sorumlu tutulamaması nedeniyle, sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi gerekeceği-