Hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan idari para cezası ve gecikme cezasının rücuen tahsili istemi- Somut olayda taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmeleri ve yasal mevzuat nazara alındığında, davacı ve davalı arasında alt işveren ve asıl işveren ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarına ilişkin tazminatlar, ilgili işçilik alacakları nedeni ile ödenmek zorunda kalınan idari para cezası veya gecikme zamlarından davalı kurumun sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu itibarla davacı şirketin işçilik alacakları ve bu nedenle oluşan idari para cezası ve gecikme zammı gibi yaptırımların tamamından sorumlu tutulması gerektiği-
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ve çevre temizliği hizmet alım işi teknik şartnamesinin 12. maddesi davacı işverenin, tazminat ve alacaklardan dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduklarına dair hükümler içerdiği, bu bağlamda davacının dava dışı işçileri çalıştırdığı döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, aynı konuda dava dışı işçileri çalıştıran şirketin işçileri çalıştırdığı döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu kılınmasına dair verilen karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 18.10.2018 gün, 2018/4205 E. ve 2018/9719 K. sayılı kararı ile onanmış olduğu, ve davalı kurumun zamanaşımına ilişkin istinaf talebinin ise; dava, TBK 73/1 maddesi gereğince 10 yıllık zaman aşımı süresi içinde açıldığından, mahkemece yapılan değerlendirme yerinde olup zaman aşımı süresinin dolmadığı- Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu olmadığı, işçilik alacakları yüklenici tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması ve işverenin sorumluluğuna ilişkin sözleşmede özel bir hükmün yer almadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olduğu-
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ve çevre temizliği hizmet alım işi teknik şartnamesinin 12. maddesi davacı işverenin, tazminat ve alacaklardan dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduklarına dair hükümler içerdiği, bu bağlamda davacının dava dışı işçileri çalıştırdığı döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, aynı konuda dava dışı işçileri çalıştıran şirketin işçileri çalıştırdığı döneme isabet eden miktarın tamamından sorumlu kılınmasına dair verilen karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 18.10.2018 gün, 2018/4205 E. ve 2018/9719 K. sayılı kararı ile onanmış olduğu, ve davalı kurumun zaman aşımına ilişkin istinaf talebinin ise; dava, TBK 73/1 maddesi gereğince 10 yıllık zaman aşımı süresi içinde açıldığından, mahkemece yapılan değerlendirme yerinde olup zaman aşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunsa dahi, tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması ve sorumluluk doğması için gereken "mal kaçırma kastı" ve "kötü niyet" unsurlarının somut verilerle ispatlanamaması nedeniyle salt organik bağın yeterli görülmeyeceği somut olayda; gerçek işverenin tespiti ve husumetin doğru yöneltilmesi amacıyla davacıya HMK m. 124 uyarınca iradi taraf değişikliği imkanı tanınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davalı şirketin sorumlu tutulmasına ilişkin verilen direnme kararının bozulması gerektiği-
Asıl işveren ve alt işverenin kendi aralarındaki iç ilişkide meydana gelen uyuşmazlığın Borçlar Kanunu kapsamında sözleşme hukukunun ilke ve esaslarına göre çözümlenmesi ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme ekindeki şartname hükümlerinin dikkate alınması gerekeceği, hizmet alımları tip sözleşmesinin 7 ve 10. maddesine göre çalıştırılacak personel ile ilgili mali ve hukuki tüm sorumluluğun yükleniciye ait olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davacının yüklenici olan davalılardan rücu talebinin haklı olduğu, diğer davalıların sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla mahkeme kararında isabetsizlik olmadığı-
Davacı tarafından benzer nedenlerle açılan ve muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınan kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı ancak bu davaya konu işçilik alacaklarının ise daha sonraki döneme ait olmakla mahkemece davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının kabul edildiği eldeki davada; davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan davalarda muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı ve sözü edilen kararların Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı gerekçesiyle asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre dava konusu dönem içindeki tüm ihale sözleşmeleri ve şartnameler getirtilerek ihale ile verilen işin yardımcı iş olup olmadığı, asıl işin verildiğinin belirlenmesi hâlinde davalıya özgü mevzuat hükümleri de değerlendirilmek suretiyle araştırma yapılarak davalılar arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve buna bağlı olarak aradaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının tespit edilmesinin ve bu tespite göre davaya konu işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasının gerekip gerekmediği-
Davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olarak başka işçiler tarafından açılan davalarda muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı ve sözü edilen kararların Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı gerekçesiyle eldeki davada asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre dava konusu dönem içindeki tüm ihale sözleşmeleri ve şartnameler getirtilerek ihale ile verilen işin yardımcı iş olup olmadığı, asıl işin verildiğinin belirlenmesi hâlinde davalı EÜAŞ’a özgü mevzuat hükümleri de değerlendirilmek suretiyle araştırma yapılarak davalılar arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve buna bağlı olarak aradaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının tespit edilmesinin ve bu tespite göre davaya konu işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasının gerekip gerekmediği noktasında toplandığı-
Davacı tarafından benzer nedenlerle açılan ve muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınan kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı ancak bu davaya konu işçilik alacaklarının ise daha sonraki döneme ait olmakla mahkemece davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının kabul edildiği eldeki davada; davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan davalarda muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı ve sözü edilen kararların Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı gerekçesiyle asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre dava konusu dönem içindeki tüm ihale sözleşmeleri ve şartnameler getirtilerek ihale ile verilen işin yardımcı iş olup olmadığı, asıl işin verildiğinin belirlenmesi hâlinde davalıya özgü mevzuat hükümleri de değerlendirilmek suretiyle araştırma yapılarak davalılar arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve buna bağlı olarak aradaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının tespit edilmesinin ve bu tespite göre davaya konu işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasının gerekip gerekmediği-
Dava dışı işçinin yüklenicinin işçisi olması nedeniyle işçilik alacaklarından hizmet sözleşmesi kapsamında nihai olarak yüklenici sorumlu olduğu- İşçilik alacakları karşılığının, davacı tarafından işçilere ödenmesi nedeniyle davalıdan rücuen talep edilmesinin hukuka ve sözleşme hükümlerine uygun bulunmadığı-
Davalı alt işverenlerle akdedilen hizmet sözleşmesi tarihleri ile toplu iş sözleşmesi tarihleri karşısında; ... Ltd.Şti. bakımından hizmet sözleşmesinin akdedildiği tarihten önce 19.04.2013 tarihli karar ile yürürlüğe giren ve 01.01.2013- 31.12.2014 dönemini kapsayan toplu iş sözleşmesi yürürlükte olduğundan yüklenici ... Ltd.Şti.'nin 19.04.2013 tarihli karar ile yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesi gereği ödenecek işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, bu bağlamda işçilere ödeme yapan işverenin (kurum) bu bedelleri yüklenici ... Ltd. Şti.'den talep edebileceği, bu nedenle davanın .... Ltd.Şti. bakımından reddinin hatalı olduğu, bu durumda mahkemece yapılması gereken işin; hükme esas bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davalı alt işveren ... Ltd.Şti.'nın sorumlu olduğu ve davacı yanca ödendiği için rücu edilebilecek tutar hesaplanarak bir karar verilmesi olduğu-
