Dava konusu taşınmazın imar planında park alanında kalması nedeniyle davacının gerek işgal ettiği alan gerek üzerinde bulunan binası nedeniyle ikinci kademedeki isteğine ilişkin tazminat talebinin kabul edilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı-
Mahkemece, içinde inşaat bilirkişisinin de bulunduğu üç kişilik bir bilirkişi heyeti aracılığı ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, binada kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulacakmış gibi ana binanın değeri binada bulunan tüm bağımsız bölümlerin değerine ve bu arada dava konusu 2 ve 3 numaralı dükkanların değerine oranlamak suretiyle, binada bulunan tüm bağımsız bölümlere isabet edecek arsa payını gösterir denetime elverişli rapor alınarak 2 ve 3 numaralı dükkanlara isabet edecek arsa payı oranı saptanarak bu pay oranında istemin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
Dava, aile konutu sebebiyle ipoteğin kaldırılması ve tapu iptali ile tescile ilişkin olduğundan iki bağımsız talep olduğu ve ipoteğin kaldırılması talebi yönünden ipotek bedeli üzerinden, tapu iptali ve tescil talebi yönünden ise taşınmazın değeri üzerinden hesaplanacak nispi peşin harcı tamamlaması için davacıya süre verilmesi gerekeceği-
Hal ve davranışlarıyla aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş ve davacı tarafın iddialarını kabul etmiş olan davalı arsa sahibinin yargılama harç giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğu-
Miras bırakanın çekişmeli taşınmazlardaki paylarını üvey oğlu olan davalıya satış yoluyla temlik ettiği, satış bedelini aldığı ve davacıların murisi olan oğlu dışındaki mirasçılarına paylaştırdığı, bu durumda miras bırakan tarafından davalıya yapılan satış işleminin muvazaa ile illetli olduğundan söz edilemeyeceği-
Hile her türlü delille ispat edilebileceği gibi, iptal hakkının kullanılmasının hiç bir şekle bağlı olmadığı; öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabileceği-
Miras bırakanın dava dışı mirasçılarının olduğu, davacıların ise sadece miras payları oranında istekte bulundukları gözetilerek, davacıların miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmesi, harç ve vekalet ücretinin belirlenmesinde de davacıların miras payına karşılık gelen değerin esas alınması gerekeceği-
Bozma ilamında, miras bırakanın tüm mirasçılarına isabet edecek payların hesaplanmasına değinildiği halde bilirkişi tarafında sadece davanın taraflarının paylarının belirlendiği gibi, tapu fen memuru tarafından yapılan bu belirleme tartışmaya açık olduğundan; konunun uzmanı bilirkişi aracılığı ile tüm mirasçılarına isabet edecek payların belirlenmesinin gerekeceği-
Yargılama sırasında ölen davacının mirasçılarının davaya devam etme isteklerini müdahale talebi olarak nitelemek ve davayı takip talebinin reddine karar verilmek suretiyle davacıların savunma hakkının kısıtlanamayacağı-