Mahkemece yapılması gereken işin, bilirkişi raporlarında belirtilen projeye aykırılıkların proje tadilatı veya başka şekilde imar mevzuatına uygun hale getirip getirilemeyeceği, projeye aykırılıkların giderilip giderilemeyeceği hususu ilgili belediyesinden sorularak, inşaatların yasal hale getirilmesi mümkün ise, davacı tarafa uygun süre ve yetki verilerek projeye aykırılıkların giderilmesinin istenmesi, verilen süre içinde gereklerinin yerine getirilmesi halinde davacının davadaki talebinin değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması, yerine getirilmemesi halinde ise yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinden ibaret olduğu-
Görevsizlik kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 26. maddesi uyarınca, mahkemeye verilen ve gelen bütün evrağın hemen reis veya hakime sunulacağı, reis ve hakim tarafından havale olunduktan sonra evrağın kalem şefi ve muavinine verileceği, bu durumda mahkemece, sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararının davacılar vekiline tebliğinden itibaren HUMK'nın 193. maddesince 10 günlük süre içerisinde, davacılar vekili tarafından tahrik dilekçesi verilip verilmediği, Hukuk ve Ticaret Mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliği'nin anılan hükmü birlikte değerlendirilerek araştırılıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilerek, hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Sözleşmeler uyarınca devredilen bağımsız bölümlerin iadesi dava konusu edildiğine göre anılan sözleşmelerin tarafı olan dava dışı kişinin bu davada yer almasının, hukuki yararının etkilenmesi nedeniyle ve uyuşmazlığın çözümü açısından zorunlu bulunduğundan şart olduğu-
Davacılar vekilince tapu iptal ve tescil talebi, dava dışı üçüncü kişilere de şamil olarak ileri sürülmüş ise de, bu şahısların davada taraf olmamalarına karşın, halen davalı yüklenici adına tapuda kayıtlı bağımsız bölümler bulunduğu görüldüğünden davalı yüklenici kooperatife karşı tapu iptal ve tescil talebinin de bu davada görülmesinin gerekeceği, kaldı ki, davacıları dava dışı üçüncü kişilere karşı tapu iptal ve tescil talebine zorlamanın da mümkün olmadığı-
Davalıya davacılarca yapılan satışın gerçek bir satış olup olmadığı, yüklenici şirket ile arsa sahipleri arasında yapılan sözleşmenin ifası kapsamında devredilip devredilmediği konusunda, her iki parselin tedavüllü tapu kayıtları, bağımsız bölümlerin resmi satış senetleri, inşaata ilişkin belediye işlem dosyası, o tarihteki yüklenici şirketin yetkililerini gösterir ticaret sicil kayıtları da getirtilmek suretiyle gerekli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğu-
Mahkemece yapılacak işin, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 81. maddesinde düzenlenen “birlikte ifa” kuralı gereğince, davacı arsa sahibine süre verilerek, sözleşme gereği kendi edimi olan 4.000 Euro abonelik bedelini mahkeme veznesine depo etmek suretiyle edimini ifa etmesi istenerek; sonucuna göre, bu bedeli depo ettiği takdirde ıslahla artırılan miktara faiz işletilmeyeceği de gözetilerek şimdiki gibi karar vermek, depo edilmediği takdirde ise, kendi edimini yerine getirmeyenin karşı edimi talep edemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar vermekten ibaret olması gerekeceği-
Davalı arsa sahibinin gecikme tazminatı ve eksik iş nedeniyle alacağının bulunduğu savunulduğundan, bu husus araştırılarak varsa arsa sahibinin zararları karşılanmadan, sözleşmenin ifa ile sonuçlandırılmasına imkan bulunmadığı-
Hakimin, tarafların tüm talepleri hakkında bir karar vermek zorunda olduğu, karşı davada A blok zemin ve 1. kat no'lu taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan şerhin kaldırılması talebi konusunda herhangi bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı-
Davacı yüklenici şirketin davalı arsa sahibine kira tazminatı ödemesine karar verildiği anlaşıldığından, BK'nın 81. maddesi hükmü karşısında, yüklenici şirketin anılan borcu durduğu sürece tapu iptali ve tescil istemli bu davayı açmasının diğer davadaki borcunu ödemesine bağlı olacağı, mahkemece bu hususun ön mesele yapılması ve gerekli araştırma yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği-
İflas tasfiyesi sırasında yapılan pazarlıkla satışların iptali ile ilgili olarak açılan ve BK'nın 225.vd. (TBK'nın 274. ve devamı maddeleri) maddelerinden kaynaklanan bu tür davalarda genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu-