Kıdem ve ihbar tazminatı hesap edilirken hizmet süresinin ve ücretinin geçersiz sayılan ilk fesih tarihine göre belirlenmesi gerekirken boşta geçen süre eklenerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğu- Mahkemece hüküm fıkrasında kıdem tazminatına uygulanan faizin fesih tarihinden itibaren yürütüleceği belirtilmesine rağmen geçersizliğine karar verilen fesih tarihi açıkça belirtilmeyerek kararın infazında tereddütte neden olunduğu gibi, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücret alacağı talebi reddedilmesine rağmen hüküm fıkrasında reddine dair hüküm kurulmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğu-
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hükmün yeni bir hüküm olduğu, bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekeceği, mahkemece bu husus gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle "aynı konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Her ne kadar takip alacaklısı şirketin takip tarihi itibariyle taraf ehliyeti bulunmasa da, borçlunun icra mahkemesine yaptığı şikayet üzerine yapılan yargılama sırasında, ticaret sicilden terkin edilen alacaklı şirketin, ihyasına karar verildiği ve kararın yargılama sırasında kesinleştiği görüldüğünden HMK. mad.115/2 'ye göre süre verilmeden, yargılama sırasında takip alacaklısının mahkeme kararı ile yeniden ihyasına karar verildiği gözetilerek, borçlunun, alacaklının takipte taraf ehliyeti bulunmadığı yönündeki şikayetinin reddine karar verilmesi gerektiği- HMK. mad. 297 gereğince borçlunun ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği yönündeki şikayetinin esası incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu-
Borçluların dilekçelerinde ileri sürdükleri işlemiş faize yönelik itirazları incelenmeksizin ve bu talepleri konusunda HMK. mad. 297'de belirtilen ilkelere göre olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Hüküm sonucunda "asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne" şeklinde çelişkili karar verilmesinin yanlış olduğu-
5737 Sayılı Yasanın 17.maddesine dayalı gaiplik ve tapu iptal-tescil isteklerine-
Aylık kira bedelinin 01.01.2012-31.12.2012 dönemi için net 14.100 TL olarak tespiti istemi-
İtirazın iptali ile ilgili kısa karara dair duruşma tutanağı HMK mad. 297 unsurlarını taşımadığı ve dolayısıyla itirazın iptaline dair ilam niteliğinde sayılamayacağı için gerekçeli karar ibraz edilmeden, duran takibin kısa karar ile devamının sağlanmasının olanaklı olmadığı-