Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, izin ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine-
Mahkemece “davacının bilirkişi raporunda hesaplanan alacakları talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek” şeklindeki gerekçeyle kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı; tarafları tatmin etmeyen bir hüülm olduğu-
Mahkeme kararında toplanan delillerden söz edilmiş ise de delillerin ne olduğunun yazılmadığı, delillere ilişkin bir tartışma yapılmadığı, hangi sebeple iddiaya değer verildiği ve davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacağının hesabına esas unsurlar ile bu alacakların kabulünün gerekçesine ilişkin hiçbir açıklamanın yapılmadığı, kararda bilirkişi raporundan söz edilmiş ise de, bilirkişi raporunun dahi yazılmadığı, ne olduğu anlaşılamayan bir rapordan söz edildiği, kaldı ki içeriği dahi yazılmayan bilirkişi raporuna atıf yapmanın gerekçe olmadığı, ayrıca yargılama giderlerinin dökümünün de yapılmadığı, bu nedenle mahkemenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ nın 141 ve HMK. nun 297. maddesine aykırı şekilde oluşturulan ve Anayasa’ nın ve HMK. nun amaçladığı anlamda hiçbir gerekçe içermeyen kararının bozulmasının gerektiği-
11. HD. 12.04.2016 T. E: 2015/8224, K: 4029-
Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan, hüküm özeti ile hüküm sonucu arasında ve hükmün kendi içerisinde çelişki yaratacak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi, karar başlığında 2 numaralı davalı olarak sadece şirketin yazılmasının hatalı olduğu-
Davalı adına Ticaret Sicil Gazetesi tarafından bildirilen adresee tebligat yapılmış ve taraf teşkili sağlanmaya çalışılmış ve yargılamaya bu şekilde devam edilmiş olup, davalı temyiz dilekçesinde kendi aleyhlerine yapılan icra takibini e-devlet sisteminden öğrendiklerinden bahsetmiş ve dilekçesinin ekinde sunulan Ticaret Sicil Gazetesine göre davalı şirketin adresinin yapılan ilan ile değiştirildiği görüldüğünden Ticaret Sicil Gazetesi tarafından bildirilen adresin doğru olmadığı ve bu davalıya yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğu-
Ölünceye kadar bakma akdinin bakım borçlusu şahsın ölmesi halinde, borcun, bir yıl içerisinde sözleşmeyi feshetmezler ise bakım borçlusunun mirasçılarına intikal edeceği-
Kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında davacının işe başlatmama tazminatı davacının 5 aylık ücreti tutarında belirlenmiş olup gerekçeli kararın ve tavzih kararının gerekçe kısmında ise işe başlatmama tazminatının 4 aylık ücret tutarında belirlendiği açıklandığından gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki doğduğu ve bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerektiği-
İtirazın iptali davası-
Davacının yıllık izin, hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil alacağı talepleri ile ilgili hüküm fıkrasında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu- Davacının davalı iş yerine iş akdinden kaynaklanan alacak davası açması durumunda HMK/26 gereği davacının talebinden daha fazlasına karar verilemeyeceği ancak daha azına hükmedilebileceğinden alacakların ilk dava değeri kadar hüküm altına alınması gerekirken talep aşılarak bilirkişi raporunda hesaplanan tüm tutarın hüküm altına alınması kararının bozulmasına-