Kısmen kabule karar verilmesine rağmen kabul ve reddedilen miktarın açıkça yer almadığı anlaşıldığından, bu hususun HMK.'nun 297. maddesine aykırı olduğu-
Davacının iptalini istediği uyarı cezasına yönelik talebi bakımından hüküm kısmında bir değerlendirme yapılmadan sadece diğer talebi yönünden hüküm kurulmasının hükmün bozulmasını gerektireceği-
Mahkeme kararında, hüküm kısmında davacının "manevi tazminat talebi reddedildiği" halde, gerekçe kısmında bu talebin "neden reddedildiğine ilişkin bir açıklama yapılmadığı" ve manevi tazminat talebinin "gerekçesiz olarak reddedildiği" anlaşıldığından, bu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu-
Alacak davası, kısa kararda “... 331.227,22 TL nin...", hüküm fıkrasında ise “..... 31.227,22 TL' nin" dava tarihinden itibaren tahsiline ilişkin karar verildiği görüldüğünden, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturulması nedeniyle hükmün bozulması gerektiği-
Mahkemece gerekçeli kararın hüküm kısmında mahsup tarihinden itibaren şeklinde faize hükmedildiği halde faizin başlangıç tarihinin açık bir şekilde yazılmadığı, zira bu tarihin kararın gerekçe kısmında da yazılı olmadığı anlaşılmakla, kararın bu hali ile infaz kabiliyeti taşımadığı, bu eksikliğin tavzihle de giderilemeyeceği-
Dava dilekçesinde, aynen ifa, mümkün değilse tazminat ile birlikte kira kaybına hükmedilmesi talep edilmiş olup yargılama sırasında bu talep atiye terk etmiş olmasına karşın mahkemece, atiye terk edilen kira kaybı talebi ile ilgili hükümde olumlu yada olumsuz her hangi bir karar verilmemesinin isabetsiz olduğu-
Faiz başlangıç tarihleri hususunda kısa kararla hüküm arasında çelişki oluşturulmasının isabetsiz olduğu- Davaların birleştirilmesi durumunda, asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği-
İtirazın iptali davası sonucunda tefhim edilen kısa kararda davalı aleyhine bir kez %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine rağmen, gerekçeli kararın hüküm kısmında, iki kez %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin çelişki yaratacağı ve hükmün bu nedenle bozulması gerektiği-
Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Bir davada hem usulü hem de esastan reddi gerektiren sebepler var ise davanın öncelikle usulden reddi gerektiği-