Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı yanca takibe dayanak gösterilen faturalardan sadece 31.07.2011 tarihli ve 1.382,41 TL. tutarlı bulunan faturaya konu mal tesliminin davacı tarafça kanıtlanamadığı saptanmış olup, o halde takibe konu bakiye alacak tutarı 3.336,74 TL' den belirtilen bu fatura miktarının mahsubu sonucu 1.954,33 TL tutarında davacının alacaklı bulunduğuna hükmedilmesi gerekeceği-
Davacı yanca fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine 18.08.2011 tarihinde başlandığı ve böylece davalının temerrüdünün oluştuğu 08.08.2011 tarihi ile takip tarihi 18.08.2011 tarihi arasındaki süreye ilişkin davacı tarafın işlemiş faiz talep etmekte haklı bulunduğu gözetilerek davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekeceği-
Kira bedelinin tahsili için icra takibine yapılan itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istemi-
İtirazın iptalinde, takip konusu borca yönelik dava tarihinden sonra gerçekleşen ödemenin bulunuyor olması halinde bu ödemenin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi amacıyla infazda nazara alınması gerekeceği-
Davalının icra takibinden önce ödeme yapması nedeniyle red edilen miktar üzerinden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken mahkemece tazminat için şartların oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Ciro silsilesinde kopukluk olduğundan, davacı yetkili hamil olarak kabul edilemeyeceği için, bu çeke dayanarak keşidecinin davalıdan talepte bulunamayacağı-
Tacikistan'a yazılan talimat cevabı beklenilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı-
Üç yıllık zamanaşımı süresi dolan bononun “adi belge” değil “yazılı delili başlangıcı” niteliğine dönüşmüş olacağı, alacaklının ödünç para verme ilişkisine dayanarak ve tanık dinleterek alacağını kanıtlayabileceği ve bu amaçla itirazın iptali davası açabileceği-
İtirazın iptali-
İİK.nun 67/2.madde hükmü gereğince davanın kabulü halinde davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takip konusu yapılan alacağın gerçek miktarının belli olması veya belirlenebilmesi için bütün unsurlarının borçlu tarafından bilinebilecek nitelikte bulunması yani likit olması gerekeceği-