Borçlu tarafından açılan menfi tesbit davasına karşı alacaklı durumundaki davalının “borçluda alacağı bulunduğunu, açılan davanın yerinde olmadığını” def’i olarak yargılama sırasında ileri sürmesi halinde, borçlunun açmış olduğu menfi tesbit davasının, takip konusu borcun bağlı olduğu zamanaşımı süresini keseceği ve bu zamanaşımının “menfi tesbit davası sonucunda verilen kararın kesinleştiği tarihten itibaren” yeniden işlemeye başlayacağı-
…..İş Ortaklığı’nın gerçek ve tüzel kişiliği olmadığından “pasif taraf ehliyeti” de bulunmadığı; anılan iş ortaklığını oluşturan tüzel kişilerin, iş ortaklığı yönünden takibin iptalini süresiz şikayet yoluyla isteyebilecekleri-
Takip hukuku bakımından takas ve mahsup iddiasının kural olarak; a-"takasa konu alacağın İİK’nun 68.maddesindeki belgelere dayalı bulunması", b-"bu alacakla ilgili olarak icra takibinin yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması", c- "alacağın ilama bağlanması", hallerinde icra mahkemesinde incelenerek sonuca bağlanmasının gerekeceği-
4949 Sayılı Kanun'la değişik İİK'nun 63.maddesine göre; itiraz eden borçlunun, itirazın kaldırılması duruşmasında, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeplerini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği-
“Takas” niteliğinde olan iddianın dinlenebilmesi için; “takasa esas olan alacağın İİK. nun 68. maddesindeki belgelere dayalı olması” “alacakla ilgili takip yapılıp kesinleşmiş bulunması”, ”alacağın ilama bağlı olması” gerekeceği-
İtirazın kaldırılması duruşmasında borçlunun, alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği-
“Zamanaşımı def’i” senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerinden olduğundan, icra mahkemesinde yargılama sonuçlanıncaya kadar –itirazın kaldırılması duruşmasında- ileri sürülebileceği-