Borçlunun itirazının alacaklı vekiline tebliğ edilmemiş olması halinde, alacaklı vekilinin “itirazın kaldırılması” isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekeceği-
Faize ilamda hükmedilmesi halinde, temelde temerrüt olgusu bulunduğundan, ilama dayalı alacaklar için, BK. nun 104/son maddesi (şimdi; TBK. mad. 121/3) gereğince karar tarihinden itibaren faiz istenemeyeceği-
İİK. mad. 62/3 uyarınca, borçlu veya vekilinin, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait 'yurt içinde' bir adresi, itirazla birlikte bildirmek zorunda olduğu- Emniyetçe yapılan adres araştırılması sonucunda, borçluya ait tebligat yapılacak adresin bulunamaması nedeniyle son çare olarak ilanen tebliğ yoluna başvurulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı- Borçlunun ABD'de geçici olarak bulunduğu vekaletnamesinden anlaşıldığına göre, Tebligat Kanunu'nun 28/3. fıkrasındaki hükme uyulmasının da gerekli olmadığı-
“Takas” niteliğinde olan iddianın dinlenebilmesi için; “takasa esas olan alacağın İİK. nun 68. maddesindeki belgelere dayalı olması” “alacakla ilgili takip yapılıp kesinleşmiş bulunması”, ”alacağın ilama bağlı olması” gerekeceği-
Fon alacakları ile Bankalar Kanunu’ na göre hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu-
Zorunlu şekil koşulunu -örneğin «tanzim tarihi»ni, «tanzim yeri»ni- taşımadığı için bono sayılmayan senedin, on yıllık zamanaşımına tâbi olduğu—
5464 s. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca, bankaya bildirdiği ödeme planı çerçevesinde son taksitin vadesinde ödenmesi ile icra takibinin sona ereceği-
Ödeme emrine karşı yaptığı itirazında "alacaklı-kiralayan kira borcu bulunmadığını" bildirmiş olan borçlu-kiracının, yargılamanın her aşamasında, icra mahkemesine, elindeki "ödeme belgesi"ni sunabileceği–