Tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmasının hükmün bozulması gerektireceği-
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu- 
Davacının ayrı ayrı maddi-manevi tazminat talebi bulunmasına rağmen, yalnızca “25.000TL uygun tazminat” adı altında hüküm kurulduğu, hükmedilen bu tazminatın maddi mi manevi mi olduğunun açıklanmayıp, diğer talep hakkında da hüküm kurulmadığı, bu şekilde Anayasanın 141/3. ve 6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine aykırı davranıldığı-
Gerçek ya da tüzel kişi olan adi ortaklığın ortaklarından her birinin, adi ortaklık hakkında yapılan takibe yönelik olarak şikayet haklarının bulunduğu, icra mahkemesine "adi ortaklık adına" yapılan başvurunun ise, "aktif husumet yokluğu" nedeniyle reddi gerekeceği- İcra mahkemesince kısa kararda, "Davacının yetki itirazının kabulüne" gerekçeli kararda ise “Davacıların.... İcra Dairelerinin yetkisine itirazının kabulü ile ... İcra Dairelerinin yetkisizliğine, süresinde ve talep halinde icra dosyasının ... İcra Dairelerine gönderilmesine” şeklinde karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirildiği-
Mahkemece tarafların yüzlerine karşı verilen kısa kararda “ takibin iptaline” karar verilmesine karşın , gerekçeli kararın hüküm kısmında “takibin durdurulmasına” karar verilerek , kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilemeyeceği; bu durumun bozma nedeni olduğu ,bozmadan önce verilen kararla mahkemece bağlı olunmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden bir karar verilmesi gerekeceği-
Tefhim edilen hükümle (kısa kararla), gerekçeli karardaki hüküm arasındaki çelişkinin bulunmaması gerektiği- 
Mahkemece gerekçeli kararda “davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği kanaatine varıldığı”nın belirtildiği, hüküm fıkrasında ise, “haklı görülmeyen davanın reddine” karar verilmiş olup, bu durumda gerekçe/ hüküm çelişkisinin yaratıldığı, sonuç olarak, HMK. nun 298/2. maddesine aykırı şekilde gerekçe/ hüküm çelişkisi içeren kararın bozulmasının gerektiği-
Ölünceye kadar bakma akdinin bakım borçlusu şahsın ölmesi halinde, borcun, bir yıl içerisinde sözleşmeyi feshetmezler ise bakım borçlusunun mirasçılarına intikal edeceği-
Alacak miktarı bakımından tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı, bu hal, HMK m.298/2 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulması gerektiği-
Davalı vekili Uyap sistemi üzerinden kararı temyiz ettiği ancak vekilin vekaletnamesinin dosyada bulunmadığı görülmekle birlikte, bozma nedeni ve 6100 sayılı HMK’nın 30. maddesinde yer verilen usul ekonomisi ilkesi dikkate alındığında dosyanın bu eksikliğin tamamlatılması için geri çevrilmesine gerek olmadığı- Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki farklılığın HMK.nun 298/2.maddesine aykırı olup, bozmayı gerektireceği-