Birleşen davaların bağımsızlıklarını korudukları; bu sebeple her bir birleşen dava için ayrı ayrı HMK.’nun 297 ve 298. maddelerine uygun hüküm kurulması gerektiği; eldeki somut davada ise mahkemenin yargılamayı sonuçlandırarak tefhim ettiği kısa kararda, “davanın reddine,” denildiği halde, gerekçeli kararda tefhim edilen kısa karardan farklı olarak “esas ve birleşen davanın reddine” denilerek, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olduğu; bu durumun HMK.’nun 298. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olduğu-
Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi gerektiği, dolayısıyla hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi, en önemlisi yazılacak gerekçenin, verilen hükme uygun olması gerektiği- Kısa kararla gerekçeli kararın aykırı olmasının bozma nedeni olduğu-
Kısa karar ile gerekçeli karar arasında para cezası yönünden çelişki meydana getirilmiş olduğundan hükmün bozulması gerektiği-
Tefhim edilen kısa kararda, sadece şikayetin reddine karar verilmiş, gerekçeli kararda ise; şikayetin reddi ile beraber şikayetçinin feshi istenilen ihale bedelleri toplamının yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine hükmedilmiş olması halinde,kısa karar ile gerekçeli karar arasında para cezası yönünden çelişki meydana getirilmiş olacağı-
Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda davalının tazminat isteği hakkında bir hüküm kurulmadığı halde, gerekçeli kararda davalı tarafın tazminat isteğinin reddine karar verildiği, böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı, bu halin, HMK'nın m.298/2 maddesine aykırılık teşkil ettiği-
Soybağının reddine ilişkin davada, kısa kararda hakkında hüküm kurulmuş olan kişi hakkında gerekçeli kararda hüküm kurulmamasının ve diğer bir kişinin kimlik bilgilerinin kısa karardan farklı ve hatalı yazılmasının her iki hüküm fıkrası arasında çelişki oluşturduğu-
Kısa kararla gerekçeli kararın aykırı olmasının bozma nedeni olduğu-
İmzaya itiraz ve ilgili icra takibinin durdurulması ve iptali isteminde bulunulması ile ilgili davada, mahkemece kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilemeyeceği- Kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni olduğu- Mahkemece , önceki kararlar ile bağlı olmaksızın çelişkinin giderilmesi için vicdani kanaatine göre yeni bir karar verilmesi gerektiği-
Borçlu tarafından takibe konu bonodaki imzaya itiraz edilmesi ile ilgili davada mahkemenin kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getiremeyeceği ve bunun bozma nedeni olduğu- Mahkemece, önceki kararlar ile bağlı olmaksızın çelişkinin giderilmesi için vicdani kanaatine göre yeni bir karar verilmesi gerektiği-
