Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı trafik kazası sonucu davacıya ait araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir...
İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde kesin hüküm yönünden olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde, kesin hüküm şartları oluşmadığına yönelik gerekçe yazılarak İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek başvurunun esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak işin, anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren ve hüküm sonucuna uygun bir karar vermek olması gerekeceği- ................ Asliye Hukuk Mahkemesinin .............. E., .............. K. sayılı dava dosyası ile işbu dava dosyasının 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve dava konusunun aynı olduğu görülmekle, kesin hüküm şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince kesin hüküm şartları oluştuğu da gözetilerek karar verilmesi gerekeceği- Harç kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese de Mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekeceği-
Davacıların maden ruhsatı alarak sürdürdüğü faaliyetlerin madenlerin ve maden aranan sahanın sahibi olan Hazineye karşı fer'i zilyet durumunda olduğu, kadastro güncelleme çalışmaları sırasında oluşturulan yolun kaldırılmasına yönelik olarak dava açma hak ve yetkisinin bulunmadığı-
Şikayete konu haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan şirket çalışanının üçüncü kişi şirketin ortağı ya da temsil yetkilisi olmadığı, yani, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı- Üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren yedi günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığından, alacaklının İİK’nın 97-99. maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayet isteminde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı, şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir...
7. HD. 17.12.2024 T. E: 4535, K: 5741
Mahkemece şikayetçiye Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine uygun şekilde "...Davacı/şikayetçiye ihale bedeli üzerinden (11.460.000,00 TL) hesaplanan 97.854,07 TL 1/2 peşin nispi harcı yatırması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına (ihtar edildi)" şeklinde oluşturulacak ara kararı ile süre verilmesi ve akabinde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak karar verilmesi gerekirken nispi harç yatırılmamasını HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartı olarak niteleyerek sonuca gidilmesi ve hususun Bölge Adliye Mahkemesince de benimsenmesi hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiği, mahkemece yapılacak işin, öncelikle şikayete konu taşınmaz ve bu taşınmazın toplam ihale bedeli belirlenerek bu bedel üzerinden hesaplanacak olan nispi peşin harcı tamamlaması için Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca işlem yapmak ve harç yatırılırsa akabinde teminatı yatırtıp, sonuca gitmek olduğu-
Yönetim kurulu üyesi hakkında sadece ibra edilmeme kararı alındığı bir durumda, pay sahibi ilgili yönetim kurulu üyesinin ibra edilmeme kararının iptali için dava açmakta hukukî yararının bulunduğu- Yönetim kurulu üyesi hakkında ibra edilmeme ve sorumluluk davası açılmasına karar verildiği bir durumda sorumluluk davası açılmamışsa, pay sahibi ilgili yönetim kurulu üyesinin ibra edilmeme ve sorumluluk davası açılması yönündeki kararın iptali için dava açmakta hukukî yararının bulunduğu- Yönetim kurulu üyesi hakkında ibra edilmeme ve sorumluluk davası açılmasına karar verildiği bir durumda sorumluluk davası açılmışsa, artık pay sahibi yönetim kurulu üyesinin kararın iptali için dava açmakta hukukî yararının bulunmadığının kabul edilmesi gerekeceği- Zira açılacak sorumluluk davasında ilgili yönetim kurulu üyesi iptal davasında gündeme getireceği tüm itiraz ve def'ilerini ileri sürme imkân ve kabileyetine sahip olacağından müstakilen iptal davası açmasında usul ekonomisi yönünden de hukuki yararının bulunmadığı-
İİK’nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet (asıl dava) ile İİK. m. 99'a dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin (birleşen dava)-  Davanın adi ortaklık adına ortaklar tarafından açıldığı dikkate alınarak HMK m. 115/2. fıkrası gereğince işlem yapılarak ortakların usulüne uygun düzenlenmiş vekâletnamesinin sunulması için kesin süre verilmesi, bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilirse işin esasının incelenmesi, noksanlık giderilmezse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği-
Derdest bir davadan söz edilebilmesi için davaların taraflarının, konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekeceği, somut olayda, derdestlik gerekçesine konu olan "muris muvazaası sebebiyle tapu iptali ve tescil, kabul edilmediği takdirde tenkis istemine" ilişkin dava ile işbu "alt soyun denkleştirme alacağı" istemine dayalı olarak açılan davanın konularının, dayanılan vakıaların, taraflarının ve talep konusunun aynı olmadığı ve bu sebeple derdest davadan söz edilemeyeceği, mahkemece koşulları bulunmadığı halde 6100 sayılı Kanunu'nun 114/1-ı ve 115 inci maddeleri uyarınca davanın derdestlikten reddinin doğru olmayıp, usul ve yasaya aykırı olduğu, o halde, işin esasının incelenmesi ve sonucu uyarınca karar verilmesi gerekeceği-