Dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olmasının dava şartı olduğu- Somut olayda; aynı poliçe ve kredi işlemine dayanılarak aynı davalılar aleyhine aynı talepler ile dava açılıp, mahkemece bankadan tahsiline karar verildiğinden davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, TÜRKPATENT'in kararının iptali istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık, kobi paket sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir...
Davacı tarafından işbu dava açılmadan önce ............... tarihinde icra takibinin iptali talebinde bulunulduğu, ............... Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) .............. sayılı .............. tarihli kararı ile davacı ............ yönünden icra emrinin iptali ile kefillik limiti 100.000,00 TL üzerinden icra emrinin düzeltilmesine karar verildiği, söz konusu kararın eldeki davadan önce verilmiş olduğu dikkate alındığında davacının menfi tespit isteminde hukuki yararı bulunmadığı-
Başvuran firmanın ithalatçı firmadan sigortaya konu edilen malların ödemesini peşin olarak aldığı, artık söz konusu mallar üzerindeki ekonomik menfaatin ihracatçı satıcıdan çıkarak ithalatçı firmaya geçtiği, ödemesi alınmış olan malların görmüş olduğu zararın tazmini için satıcı tarafından tekrar sigorta şirketinden talepte bulunmasının mümkün olduğu, burada zarar görenin, ödemeyi yapmış olmasına rağmen malları teslim almayan alıcıda olduğu, her ne kadar başvuran tarafından aynı malların ithalatçı firmaya herhangi bir bedel alınmaksızın tekrar gönderildiğini ifade etmiş ise de bu hususun poliçenin konusunu değil, iç ilişkiyi ilgilendiren bir husus olduğu, başvuran tarafın sigortaya konu edilmiş malların ödemesini almış iken yine aynı malların görmüş olduğu zararların tazmini için sigorta şirketinden talepte bulunma hakkına haiz olmadığının kabulünün gerektiği, bu durumda 6102 sayılı Kanun'un 1470 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Sigorta edilen menfaat sahibinin değişmesi halinde aksine sözleşme yoksa sigorta ilişkisi sona erer" hükmü gereğince menfaatin ve de meydana gelen zararın dava dışı alıcıya geçmiş olması karşısında, başvuru sahibi satıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığı anlaşılmakla, aktif dava ehliyetinin eksikliğine bağlı olarak davanın usulden reddine dair kararda isabetsizlik bulunmadığı-
İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafa süre verilerek kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip, dosyada bulunan sağlık kurulu raporu da irdelenmek ve davacı bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak ortopedi, nöroloji ve fizik tedavi uzmanı hekimlerin de içinde bulunduğu uzman doktor heyetinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Poliçede belirtildiği şekilde sigorta tazminat alacağının tahsili talebine ilişkin bir hal söz konusu olmayıp taraflar arasında sigorta tazminatının tahsili için davacı tarafından başlatılan icra takibine konu meblağın bir kısmının, tazminat alacağı dava konusu hâline geldikten sonra bizzat icra dosya numarası belirtilmek sureti ile temlik alan kişilere devredildiği, bu durumda maddi hukuka ilişkin bir devirden söz edilemeyeceği, bu işlemin 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken tipik bir “dava konusunun/müddeabihin” devrinden ibaret olduğu, bu temlikle temlik alan kişilerin sigortalı değil, davacı sıfatını kazandığı, bu nedenle temlik alan alacaklılar yönünden davanın aktif husumet ehliyetinin yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı- Dairemiz bozma ilamında, dava dışı firmanın düzenlediği proforma fatura, teslim notu ve davacının düzenlediği faturalar ile davacının ticari defterleri incelenerek, malların dava dışı firma tarafından davacıya satılarak devredilip devredilmediğinin, davacının sırf satış ilişkisini sigorta güvencesine kavuşturmak amacıyla fatura düzenleyip düzenlemediğinin açıklığa kavuşturulmasının ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde davacının ticari defterleri incelenmiş ve defterlerin usulüne uygun olmadığı tespit edildiğinden, sigortalı davacının, zararın gerçekleştiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişinin açtığı ihalenin feshi davasının nispi harca ve teminata tabi bulunduğu- Harcın yatırılmamasının yaptırımının " ...davanın açılmamış sayılması," harç yatırılmakla birlikte teminatın yatırılmamasının yaptırımının ise "...davanın dava şartı noksanlığından usulden reddi" olduğu- Harçlar Kanuna uygun düzenlemeyen ara kararın hukuki sonuç doğurmayacağı- "İhalenin feshini talep eden kişinin İİK m. 134/3-4de sayılan kişilerden olmadığından davanın görülebilmesi için mahkemece kendisine nisbi harç ve teminatı yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği, süresinde teminat ve nisbi harcın yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddedildiği, hükmün bu kısmının usul ve yasaya uygun olduğu" şeklindeki karşı görüşün kabul edilmediği-
Uyuşmazlık, davacı şirketin adres değişikliğini konu alan kararlarının karar numarası ve karar tarihleri ile eski adresinin Ticaret Sicil Gazetesinde doğru ilan edilmediği iddiasına dayanarak ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan işlemlerinin düzeltmesi istemine ilişkindir...