7. HD. 09.12.2024 T. E: 18, K: 5545
Davacı müflis banka ile iflastan önce yapılan avukatlık sözleşmesi nedeniyle avukatı davalı arasında görülen itirazın iptali davasının asliye ticaret mahkemesinde değil, asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği-
Davada, davalının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delille de doğrulanmış bulunmasına göre, mahkemece yapılacak işin; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 56/1inci maddeleri uyarınca davacının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılması, erkek hakkında bu yönde Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulun'ndan rapor alınması, gerekirse Türk Medeni Kanunu'nun 462/8 inci maddesi uyarınca işlem yapılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibaret olduğu-
Kullanım kadastrosuna itiraz davasında taşınmazın vasfı üzerinde durulmadığından yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı-
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı..
Hakemin reddi ile ilgili talep açısından başka bir asliye ticaret mahkemesinin kesin yetkili olduğu uyuşmazlıkta, davayı görmeyecek olan bir mahkemeden talep edilen ihtiyati tedbirin, usulen kabul edilmesinin mümkün olamayacağı-
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir...
Aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu-
Davacı Suriye uyruklu olup dosya kapsamından İtiraz Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığının anlaşıldığı, 5718 sayılı Kanun’un 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususunun re'sen gözetilmesi gerekeceği, bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği-
Dava sebebinin ve konusunun aynı olması yani davacıların kendi adlarına tapuya tescilini istediği yer ile davacıların aleyhine tescil kararı verilen yer aynı olması nedeniyle kesin hüküm oluşturduğu, davanın kesin hüküm yönünden reddine karar verilmesi gerektiği-