"Ödünç alan ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.'' ibaresinden, alacaklının ödünç verdiği şey için dava açması ya da takip başlatması için ilk istemden başlayarak altı hafta beklemesi gerektiği, alacağın bu süre sonunda muaccel olacağı, muaccel olmayan bir alacak için dava ve takip başlatılmasının mümkün olmadığı-
Yerel mahkemece verilen görevsizlik kararı ile mahkemeye gelen dosyanın işverenin işçi alacağının davalı şirketin iflas tarihinden önce doğmuş olduğundan iflas alacağı olup bu davanın kayıt kabul davası olarak nitelendirilmesi gerektiği, taraflar arasında aynı olaya ilişkin daha önce açılan kayıt kabul davasının olduğu, anılan davanın yargılamasının devam ettiği gerekçesiyle, davanın HMK’nın 114/1-ı, 115/2 maddeleri uyarınca derdestlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu-
Davacıların kooperatifin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, ilk derece mahkemesi gerekçelerinin yeterli ve istinaf sebeplerini de karşılar nitelikte olduğu, hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalıların istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı-
Somut uyuşmazlığın incelenmesinde; borçlunun aleyhinde başlatılan takibin konusu olan alacak için daha önce başlatılan ilamlı ve ilamsız takiplerin halen derdest olduğunu ileri sürdüğünün görüldüğü, bu durumda, Dairemizin değişen içtihadı gereğince borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK’nın 16/2. maddesine dayalı süresiz şikayet niteliğinde olup, İlk Derece Mahkemesince istemin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesinin ve istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddinin isabetsiz olduğu-
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı-
Şikayetçiler borçlunun yasal mirasçıları olmayıp, mirası reddeden borçlunun kardeşleri olup, şikayetlerinin borçlu ile ortak murislerinden intikal eden taşınmaz hisselerine konulan bir haczin olmadığı, şu hale göre şikayetçiler ..........'tan kendilerine intikal eden taşınmazda borçlu hisselerine konulan haczin kaldırılmasında hukuki yararları olmadığından şikayetin reddi yerine kabul yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
TMSF tarafından alınan satış kararı ve yapılan işlemlerin davalı TMSF'nin idari bir kurum olması nedeniyle idari işlem ve karar niteliğinde bulunduğu-
Takip tarihi, temlik tarihi ve şikayet tarihi dikkate alındığında, ................ A.Ş’nin takibe konu alacağını, davalı ...................Taşımacılık Oto Kiralama … Ltd. Şti.’ye 02/08/2017 tarihinde devir ve temlik ettiği, temlik eden davalı bankanın şikayet tarihinde takip alacaklısı olmadığı sabit olup tarafına husumet yöneltilemeyeceği gibi aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesinin ve yargılama giderlerine mahkum edilmesinin doğru olmadığı-
Kadın tarafından açılan ilk davanın reddedilmesinden sonra ancak bu red kararı kesinleşmeden önce açılan ikinci boşanma davasının dava dilekçesinde; ilk davadan farklı ve ilk davanın açıldığı tarihten sonra da devam ettiği iddia edilen boşanmaya sebep olabilecek yeni vakaların ileri sürüldüğü, dinlenen tanık beyanında bu vakıaya ilişkin anlatımların yer aldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği- "Eldeki davanın ilk davanın yargılaması devam ederken açıldığı, böyle olunca somut olayda derdestlik' koşullarının bulunduğu" ve "kesin hüküm bulunduğu" görüşlerinin HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Davacı site yönetiminin banka hesaplarına uygulandığı iddia edilen blokelerin kaldırılması talebi- Davacı vekili, pandemi nedeniyle genel kurul yapılmadığını, mevcut yöneticinin görev süresinin devam ettiğini öne sürerek, blokelerin haksız olduğunu savunmuşsa da, herhangi bir bloke işlemi uygulanmadığı ve davacının zarara uğradığını ispatlayacak delil sunulmadığı, davacının mevcut olmayan bir blokeden dolayı mevcut olmayan bir zarar iddiasına karşı dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı-