Kambiyo senedinde yapılan hukuka ve yasalara aykırı işlemlerden ve tahrifatlar nedeniyle açılan menfi tespit davasının da arabuluculuk kapsamında kabul edilmesi gerektiği, davacı-borçlu tarafça açılan davanın arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle reddi gerektiği-
Fuarda yer tahsisiyle birlikte tanıtım, danışma hizmetleri, fuar alanında güvenlik ve temizlik hizmetlerini de kapsayan sözleşmenin "hizmet alım" sözleşmesi niteliğinde olduğu, kira sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği- TTK. mad. 4 uyarınca tacir olan her iki yanın ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaların ticari dava sayılacağı-
Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ve kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı yönünden kısmi dava olduğu belirtilerek ıslah yapılmışsa da kısmi ıslah yoluyla dava türü değiştirilemeyeceğinden, kıdem tazminatı yönünden belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle talebin usulden reddine dair verilen hüküm isabetli ise de yıllık izin yönünden de belirsiz alacak davası açılamayacağı açık olduğundan bu talebin de usulden reddi gerekeceği-
TTK.'nun 5/a maddesinin dava açılmadan önce arabulucuya başvurma şartını düzenlediği- Arabulucuya başvurmadan açılan alacak davasının usulden reddi gerektiği-
TTK.'nun 5/a madddesinin dava açılmadan önce arabulucuya başvurma şartını düzenlediği- Arabulucuya başvurmadan açılan menfi tespit davasının usulden reddi gerektiği-
Dava konusu kıdem tazminatı alacağı bakımından davacının; çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, tazminat hesaplamasına esas alınacak aylık ücrete ek para veya parayla ölçülebilen sosyal menfaatleri belirleyebilecek durumda olduğu, bu halde, dava konusu kıdem tazminatı alacağının gerçekte belirlenebilir bir alacak olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği nazara alındığında, bu alacak bakımından hukuki yararın bulunmadığının anlaşıldığı-
Dava konusu kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacakları bakımından davacının; çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını, tazminat hesaplamasına esas alınacak aylık ücrete ek para veya parayla ölçülebilen sosyal menfaatleri, hak kazandığı izin süresini, çalışma süresi boyunca varsa kullanmadığı veya karşılığı ödenmeyen izin sürelerini belirleyebilecek durumda olduğu, bu halde, dava konusu kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının gerçekte belirlenebilir alacaklar olduğu ve dolayısıyla belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri nazara alındığında, bu alacaklar bakımından hukuki yararın bulunmadığının anlaşıldığı-
Arabulucuya başvurulmadan açılan davalı banka aleyhine açılan tespit davasının davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği-
Bedelsiz kalan çeklerin iptali talebi ile açılan menfi tespit davasında, dava açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekeceği-
TTK. mad. 5/A gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlendiği- Zorunlu arabulucuya başvurulmadan açılan trafik kazasından kaynaklı tazminat davasının dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği-