Ergin iki sade vatandaşın, arama yapmak üzere polisin kapıyı çaldığı sırada evde sevişmekte olsalar dahi, gizli kalması gereken bu olayın gazetede çirkinleştirici bir ifade tarzı ile topluma teşhir edilmesinin, bu kişilerin kişilik haklarına saldırı niteliğini taşıyacağı–
Resmi nikah olmaksızın bir erkekle birlikte yaşayan (evli olduğunu bildiği halde, bir erkekle birlikte yaşayan) kadın, erkeğin kendisi ile evlenmemesi, kendisini evden uzaklaştırması halinde, erkekten «kişilik haklarının ihlâl edildiği» iddiasıyla, manevi tazminat isteyebilir mi?–
Savunma sırasında –mahkemedeki duruşmalarda veya TBMM’deki konuşmalarda– yapılan açıklamaların, sarfedilen sözlerin «savunma amacıyla ve savunma sınır içerisinde kaldığı ölçüde» hukuka uygun sayılacağı ve «kişilik haklarını zedelediği» ileri sürülerek manevi tazminata hükmedilemeyeceği–
İdare mahkemelerine verilen «iptal» ya da «yürütmeyi durdurma» kararların yerine getirilmemesinin, bu kararı yerine getirmeyen görevli (alınan kararda imzası bulunan kişiler) için «ağır kusur» sayılacağı ve bu nedenle aleyhine manevi tazminata hükmedilmesi gerekeceği –İdari işlemin (belediye encümen kararının) uygulanmasından zarar gören kişilerin adli yargıda değil idari yargıda tazminat davası açabileceği–
Haber/yazının, “gerçeklik”, “güncellik”, “kamu yararı”, «toplumsal ilgi» öğelerini taşıması ve anlatımda, özle biçim arasındaki dengenin kurulmuş olması halinde, kişilik haklarına saldırı niteliğini taşısa bile, hukuka uygun sayılacağı ve tazminatı gerektirmeyeceği–
«Kişilik haklarına saldırı» nedeniyle açılan manevi tazminat dava-larında, mahkemenin, davalıların ceza mahkemesince mahkum edilip cezalarının tecil edilmemiş ve Basın Yasası uyarınca hüküm özetinin yayınlanmış bulunmasını gözönünde tutmadan –bu durumu bir indirim sebebi kabul etmeden– manevi tazminata hükmetmesi gerekeceği–