Kira sözleşmesinde birden fazla kiracı olması halinde, tahliye istemi bölünemeyeceğinden ve kiracılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan, tahliyeye yönelik takibin ve takip neticesinde tahliye isteminin her iki kiracıya birlikte yöneltilmesi gerektiği- Ödeme emri kiracılardan N. Y.’e tebliğ edilmediğinden henüz itiraz hakkı doğmamış olup itiraz ve ödeme süreleri işlemeyeceği, borçlunun haricen icra takibini öğrenip, icra dairesine itiraz etmesi yasanın emredici hükümleri karşısında hukuki sonuç doğurmayacağı-
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenilmeden tahliye isteminde bulunulamayacağı-
Takip talepnamesindeki “.. başlangıç tarihli kira sözleşme metni ile tahliyesi” ibaresinden alacaklı tarafından tahliye yolunun da tercih edildiğinin anlaşıldığı- Takip dayanağı kira sözleşmesinden kiralanan yerin adresi belli olduğundan ayrıca tahliye adresinin gösterilmesi zorunlu olmadığı- Mahkemece tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri üzerinde durularak karar verilmesi gerektiği-
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamayacağı, ödeme süresi dolmadan ve temerrüt gerçekleşmeden tahliye istenemeyeceğinden, mahkemece tahliye talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacının takibe dayanak yapılan 25.09.2014 tarihli ilk kira sözleşmesinden sonra 25.11.2014 tarihli ikinci kira sözleşmesini 3. bir şahıs ile yapmış olması karşısında kiracılık ilişkisinin varlığının ve alacağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, mahkemece uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Daha önce dava konusu edilmeyen bir hususun ıslah yoluyla istem konusu yapılmasına yasal açıdan olanağın olmadığı- Davacı alacaklının tahliye olan ilk davasına, "itirazın kaldırılması" davasını ıslah yoluyla ekleyemeyeceği-
Takip talebinde tahliye istemi bulunmadığı halde icra dairesince borçluya örnek 13 ödeme emri düzenlenerek gönderilmesinin alacaklıya tahliye yönünden bir hak sağlamayacağı, zira icra müdürlüğü takip talebiyle bağlı olup talebin dışına çıkılarak tahliye istemi bulunmadığı halde ihtarlı ödeme emri düzenlenmesinin tahliye açısından hukuki sonuç doğurmayacağı, hukuki sonuç doğurmayan ödeme emrine dayanarak tahliye kararı verilemeyeceği, davacı alacaklının icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunabilmesi için takip talepnamesinde tahliye talebinin bulunmasının zorunlu olduğu, mahkemece bu husus kendiliğinden gözetilerek tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden ve temerrüt gerçekleşmeden tahliye isteminde bulunulamayacağı-
Kiracı "kalorifer kazanının taktırılması için davacıya elden ödeme yapılmasına rağmen buna rağmen kazanın taktırılmadığını, davacıya herhangi bir kira borcu olmadığını" savunmuş olup kira sözleşmesi gereğince kira bedelinin ödenip ödenmediği ve istenip istenemeyeceği hususunun yargılamayı gerektirdiği-
01.07.2012 başlangıç tarihli 6 ay süreli kira sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce 25.06.2012 tarihinde imzalanmış olup, imzalanma tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi hükümlerine göre kefaletin geçerli olduğu, 01.07.2012 başlangıç tarihli 6 ay süreli kira sözleşmesine göre kefalet süresinin 01.01.2013 tarihinde sona erdiği, kira süresinin sona ermesinden sonraki dönem için Ek madde de kefaletin süresi ve miktarının belirtilmediği, davalı kefillerden talep edilen alacağın sözleşme ve kefalet süresi içinde kaldığı, kefalet sözleşmesi geçerli kabul edilerek işin esası incelenmesi gerekirken kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğundan bahisle yazılı şekilde red kararı verilmesinin doğru olmadığı-